,, ,

Üç Kurum, Üç Enflasyon: Ocak Ayı, ENAG %6,32 – İTO %4,56 – TÜİK %4,84

Ekonomi 03.02.2026 - 12:27, Güncelleme: 03.02.2026 - 12:27 1880 kez okundu.
 

Üç Kurum, Üç Enflasyon: Ocak Ayı, ENAG %6,32 – İTO %4,56 – TÜİK %4,84

Ocak ayı enflasyon verilerinde TÜİK, ENAG ve İTO’nun açıkladığı farklı oranlar tartışma yaratırken, Ramazan pidesine gelen yüzde 25 zam hayat pahalılığını bir kez daha gündeme taşıdı. CHP’li Gülcan Kış, “Gerçek mutfakta, rakamlar kâğıtta” diyerek tabloyu eleştirdi.
Ocak ayı enflasyon verileri, Türkiye’de ekonomik gerçekliğin tek bir rakamla ifade edilemediğini bir kez daha ortaya koydu. TÜİK, ENAG ve İTO’nun aynı dönem için açıkladığı farklı enflasyon oranları tartışma yaratırken, Ramazan pidesine gelen yüzde 25’lik zam, vatandaşın hissettiği hayat pahalılığını gözler önüne serdi. Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre Ocak ayında enflasyon aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 olarak açıklandı. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise aynı ay için aylık yüzde 6,32, yıllık yüzde 53,42 enflasyon hesapladı. İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) verilerine göre ise tüketici fiyatları aylık yüzde 4,56, yıllık yüzde 36,5 arttı. Aynı ay, aynı ülke, aynı ekonomi… Ancak üç farklı enflasyon tablosu. TÜİK Sepetinde Yok, Sofrada Var: Ramazan Pidesi Enflasyon tartışmalarının gölgesinde açıklanan Ramazan pidesi fiyatları, hayat pahalılığının en sade ama en çarpıcı göstergelerinden biri oldu. 2025 yılında 20 TL olan 250 gram Ramazan pidesi, 2026 itibarıyla 25 TL’ye yükseldi. Bu artış, yüzde 25 zam anlamına geliyor. Resmî verilere göre enflasyonun düştüğü açıklanırken, temel bir gıda ürününde yaşanan bu artış, vatandaşın mutfağında hissedilen gerçek enflasyonun rakamlardan çok daha yüksek olduğunu bir kez daha gösterdi. “Rakamlar Küçülüyor, Sofradaki Yangın Büyüyor” CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, ortaya çıkan tabloya sert tepki gösterdi. TÜİK’in açıkladığı verilerle vatandaşın yaşadığı gerçeklik arasında derin bir uçurum olduğunu vurgulayan Kış, şu ifadeleri kullandı: “TÜİK’in sepetinde Ramazan pidesi olmayabilir ama vatandaşın sofrasında var. Enflasyon kâğıt üzerinde düşüyor deniyor ama pide her yıl biraz daha pahalılaşıyor. Ekonomi yönetilmiyor, algı yönetiliyor.” Üç Endeks, Üç Ayrı Türkiye Gülcan Kış, TÜİK, ENAG ve İTO verileri yan yana konulduğunda yıllık enflasyon oranları arasında 20 puanı aşan farklar oluştuğuna dikkat çekerek bunun teknik bir hesaplama farkı değil, doğrudan bir yaşam farkı olduğunu söyledi. “Yoksulluk büyürken rakamlar küçültülüyor. Gerçek gizleniyor, fatura halka kesiliyor. Bu ekonomi modeli halkı değil, iktidarı koruyor.” Borçlar Rekor Kırıyor, Enflasyon Düşüyor İddiası Sorgulanıyor Ocak ayı ekonomi verilerini de hatırlatan Kış, enflasyonun düştüğü iddia edilirken vatandaşın borç ve faiz yükünün rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Açıklanan verilere göre: Vatandaşların bireysel kredi ve kredi kartı borcu 6,1 trilyon liraya çıktı, Yurttaşlar 2025 yılında bankalara 1 trilyon 222 milyar lira faiz ödedi, Sadece Ocak ayında icra dairelerine 866 bin yeni dosya geldi. Kazanan Bankalar, Kaybeden Halk Aynı dönemde bankacılık sektörünün 1,2 trilyon lira brüt kâr açıkladığını hatırlatan Gülcan Kış, uygulanan ekonomi politikalarının enflasyonla mücadele değil, halktan bankalara kaynak transferi anlamına geldiğini savundu. Açıklamasının sonunda iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştiren Kış, değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı: “Bu ülkede enflasyon düşmüyor; sadece rakamlar aşağı çekiliyor. Mutfakta yangın büyürken, kâğıt üzerinde pembe bir tablo çiziliyor. Gerçek mutfakta, rakamlar kâğıtta.”
Ocak ayı enflasyon verilerinde TÜİK, ENAG ve İTO’nun açıkladığı farklı oranlar tartışma yaratırken, Ramazan pidesine gelen yüzde 25 zam hayat pahalılığını bir kez daha gündeme taşıdı. CHP’li Gülcan Kış, “Gerçek mutfakta, rakamlar kâğıtta” diyerek tabloyu eleştirdi.

Ocak ayı enflasyon verileri, Türkiye’de ekonomik gerçekliğin tek bir rakamla ifade edilemediğini bir kez daha ortaya koydu. TÜİK, ENAG ve İTO’nun aynı dönem için açıkladığı farklı enflasyon oranları tartışma yaratırken, Ramazan pidesine gelen yüzde 25’lik zam, vatandaşın hissettiği hayat pahalılığını gözler önüne serdi.

Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) göre Ocak ayında enflasyon aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 olarak açıklandı. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise aynı ay için aylık yüzde 6,32, yıllık yüzde 53,42 enflasyon hesapladı. İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) verilerine göre ise tüketici fiyatları aylık yüzde 4,56, yıllık yüzde 36,5 arttı.

Aynı ay, aynı ülke, aynı ekonomi… Ancak üç farklı enflasyon tablosu.

TÜİK Sepetinde Yok, Sofrada Var: Ramazan Pidesi

Enflasyon tartışmalarının gölgesinde açıklanan Ramazan pidesi fiyatları, hayat pahalılığının en sade ama en çarpıcı göstergelerinden biri oldu. 2025 yılında 20 TL olan 250 gram Ramazan pidesi, 2026 itibarıyla 25 TL’ye yükseldi. Bu artış, yüzde 25 zam anlamına geliyor.

Resmî verilere göre enflasyonun düştüğü açıklanırken, temel bir gıda ürününde yaşanan bu artış, vatandaşın mutfağında hissedilen gerçek enflasyonun rakamlardan çok daha yüksek olduğunu bir kez daha gösterdi.

“Rakamlar Küçülüyor, Sofradaki Yangın Büyüyor”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, ortaya çıkan tabloya sert tepki gösterdi. TÜİK’in açıkladığı verilerle vatandaşın yaşadığı gerçeklik arasında derin bir uçurum olduğunu vurgulayan Kış, şu ifadeleri kullandı:

“TÜİK’in sepetinde Ramazan pidesi olmayabilir ama vatandaşın sofrasında var. Enflasyon kâğıt üzerinde düşüyor deniyor ama pide her yıl biraz daha pahalılaşıyor. Ekonomi yönetilmiyor, algı yönetiliyor.”

Üç Endeks, Üç Ayrı Türkiye

Gülcan Kış, TÜİK, ENAG ve İTO verileri yan yana konulduğunda yıllık enflasyon oranları arasında 20 puanı aşan farklar oluştuğuna dikkat çekerek bunun teknik bir hesaplama farkı değil, doğrudan bir yaşam farkı olduğunu söyledi.

“Yoksulluk büyürken rakamlar küçültülüyor. Gerçek gizleniyor, fatura halka kesiliyor. Bu ekonomi modeli halkı değil, iktidarı koruyor.”

Borçlar Rekor Kırıyor, Enflasyon Düşüyor İddiası Sorgulanıyor

Ocak ayı ekonomi verilerini de hatırlatan Kış, enflasyonun düştüğü iddia edilirken vatandaşın borç ve faiz yükünün rekor seviyelere ulaştığını belirtti. Açıklanan verilere göre:

  • Vatandaşların bireysel kredi ve kredi kartı borcu 6,1 trilyon liraya çıktı,
  • Yurttaşlar 2025 yılında bankalara 1 trilyon 222 milyar lira faiz ödedi,
  • Sadece Ocak ayında icra dairelerine 866 bin yeni dosya geldi.

Kazanan Bankalar, Kaybeden Halk

Aynı dönemde bankacılık sektörünün 1,2 trilyon lira brüt kâr açıkladığını hatırlatan Gülcan Kış, uygulanan ekonomi politikalarının enflasyonla mücadele değil, halktan bankalara kaynak transferi anlamına geldiğini savundu.

Açıklamasının sonunda iktidarın ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştiren Kış, değerlendirmesini şu ifadelerle tamamladı:

“Bu ülkede enflasyon düşmüyor; sadece rakamlar aşağı çekiliyor. Mutfakta yangın büyürken, kâğıt üzerinde pembe bir tablo çiziliyor. Gerçek mutfakta, rakamlar kâğıtta.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve newsfindy.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.