Turhan Çömez’ten Sahte Oy ve Emekli Maaşı Eleştirisi, Meclis Ciddiyetiyle Bağdaşmıyor
Turhan Çömez’ten Sahte Oy ve Emekli Maaşı Eleştirisi, Meclis Ciddiyetiyle Bağdaşmıyor
İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, TBMM Genel Kurulu’ndaki yoklama krizi üzerinden sandık güvenliği mesajı verdi. Çömez, “Meclis çatısı altında bugün buna tevessül edenlerin, yarın oy sandıkları geldiğinde neleri yapabileceklerini aziz Türk milletimiz takdir etsin”
TBMM Genel Kurulu’nda en düşük emekli maaşını 20 bin liraya yükselten teklifin görüşüldüğü
oturumda yaşanan yoklama krizine değinen Çömez, “İktidar sıralarına baktığımızda yeterli
sayıda milletvekilinin olmadığını gördük. Ve milletvekillerinin çoğu parmak izi vererek
yoklamaya katıldı. Bir kısmı ise imza atarak pusula gönderdi. Pusula gönderen isimlerin, Meclis
Başkanı Sayın Celal Adan tarafından tek tek sorgulanmasını talep ettik. O da nezaket gösterip bu
talebimizi kabul etti. Fakat gördük ki; AKP’li vekillerden birinin adına, bir başka AKP'li vekil
sahte bir imza atarak pusula göndermiş. Yani emeklilerin hakkını savunmak için parlamentoda
olmak yerine, sahte bir pusulayla hem parlamentoyu hem de aziz Türk milletini kandırmaya
çalışmış. Önemli bir şey olmadığını vurgulamaya çalıştılar ama hepsinin başı önlerindeydi.
Çünkü haksızlar, çünkü ortada büyük bir oy sahtekarlığı vardı” dedi.
Yaşananların kabul edilemez olduğunu vurgulayan Çömez, “Meclis’in çatısı altında bugün buna
tevessül edenler, yarın bu milletin huzuruna oy sandıkları geldiğinde neleri yapabileceklerini
aziz Türk milletimiz takdir etsin” ifadelerini kullandı.
“Kurtulmuş ‘Gereğini yapacağım’ dedi ama…”
Geçmişte de benzer olaylar yaşanması üzerine TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’tan gereğinin
yapılmasını istediklerini hatırlatan Çömez, “Sayın Kurtulmuş da bize bir cevap gönderdi.
2025’in yedinci ayında gelen bir cevap. ‘Genel Kurula gelmeyen, orada hazır bulunmayan
milletvekilleri adına sahte pusula düzenlemenin iç tüzükte bir karşılığı yok’ dedi. Demek ki yasa
yapıcı irade; milletvekillerinin bir sahtekarlık yapacağını, pusula hırsızlığı yapacağını ön
görmemiş. Bunun üzerine Sayın Kurtulmuş'a, ‘Lütfen vaziyet edin’ dedik. ‘Ben gereğini
yapacağım’ dedi ama maalesef yine son derece can sıkıcı bir geceye tanık olduk” şeklinde
konuştu.
Meclis’teki görüşmelerin sabaha kadar sürdüğüne işaret eden Çömez, “Emeklilerle ilgili
maddenin ısrarla ertesi güne kalmasını istedik. Bu maddeyi televizyonlar canlı yayınlasın, bu
maddeyle ilgili bütün tarafların, iktidarın, muhalefetin neler söylediğini, ne söyleyeceğini bütün
Türkiye canlı olarak izlesin istedik. Ancak gecenin ikisinden sonra, bize göre utanç kararı olan
emekliyi. 20 bin liralık sefalet ücretine mahkum eden kanunun maddesini geçirdiler” dedi.
“AKP’nin ‘en iyisi’ dediği açlık sınırının altında”
AK Partili bir genel başkan yardımcısının, “Emekliler için her zaman en iyisini yapmayı
düşünüyoruz” dediğini hatırlatan Çömez, “Demek ki en iyisi dedikleri bu. Yani emekliye
vermeyi taahhüt ettikleri ya da tavsiye ettikleri ya da yasal olarak Meclise getirdikleri 20 bin
lirayı; en iyisi olarak görüyorlar. Açlık sınırının, sefalet sınırının 10 bin lira altının en iyisi
olduğunu düşünüyorlar” ifadesini kullandı.
AK Partili bir milletvekilinin ise “Daima emeklilerimizin yanında olduk. Bunu lafla değil
icraatla gösterdik.” şeklindeki sözlerine değinen Çömez, “20 bin lira vermeyi bir icraat olarak
görüyorlar. 5 milyon emeklimizi açlık sınırının altında sefalete yaşatmayı bir icraat olarak
görüyorlar ve bununla gurur duyuyorlar” şeklinde konuştu.
Çömez şöyle devam etti:
“SGK Başkanı da geçtiğimiz haftalarda bir açıklama yaptı. ‘Aslında para vereceğiz de çok
yaşıyorlar. Yaşadıkları için de para bulamıyoruz’ dedi. İktidarın, iktidar temsilcilerinin, ışıltılı
salonlarda siyaset yapanların, ışıltılı salonlardan millete tepeden bakanların anlayışı bu. ‘Ölseler
sorun yok, yaşadıkları için veremiyoruz’ Aynısını AKP’li bir vekil de komisyonda tekrar etti.
‘Bizim sayemizde karınları doydu. İyi beslendiler. Bizim sayemizde sağlık hizmeti aldılar ve
uzun yaşıyorlar. Uzun yaşadıkları için paramız yok, veremiyoruz. Yapabileceğimiz bu kadar’
dedi. AKP’nin millete reva gördüğü bu sefalet ücretini, bu şekilde savunup anlatmaya çalıştılar”
AK Parti Grup Başkanvekili Zengin'in sözlerine tepki
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin'in, emekli maaşları için dile getirdiği “Türkiye'nin
şartları en müsait olduğunda tekrar gözden geçirilecektir” şeklindeki sözleri üzerinden iktidarın
ekonomi politikalarını eleştiren Çömez, “Garantili projelerle, otoyollarla, köprülerle, hastanelerle
beşli çeteleri zengin edip; milletin istikbalini, yavruların, çoluğun çocuğun geleceğini ipotek
altına almışlar. Ve bütün bunlardan sonra; bu rant, talan ve yalan düzeninde ‘müsait değiliz’
diyorlar. Müsait olamazsın tabii. Çünkü sen baktığı yerde rant ve talan gören, ülkenin nesi var
nesi yoksa peşkeş çeken, yandaşları zengin eden, fakire fukaraya geldiğinde tepeden bakan bir
anlayışa sahipsin. ‘Bütçemiz müsait değil, veremiyoruz’ Niye veremiyorsunuz? Çünkü yıllardır
milletten topladığımız vergiyi, satıp savurup elde ettiğiniz parayı, yeraltı-yerüstü satışlarından
elde ettiğiniz her şeyi yandaşlara boca ettiniz” dedi.
“Vah bu ülkenin haline!”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Göreve geldiğimizde emekli maaşı 40 dolardı, bugün
480 dolar” şeklindeki çıkışına da tepki gösteren Çömez, “Sayın Erdoğan'ın etrafında aklı başında
bir danışman, kendisine doğru düzgün yol gösterecek rasyonel insanlar heralde kalmamış. 40
dolar dediği; çiftçilerin BAĞ-KUR emeklisi yapıldığı dönem. 9-10 bin kişi. Bunları örnek
gösteriyor. Bugün reva gördüğün 480 dolar -ki bu, açlık ve sefalet sınırının altında bir rakamdır.
‘Gördünüz mü bak neler yaptık’ diyor. Vah bu ülkenin haline! Demek ki saraydan bakınca, o
ışıltılı atmosferden bakınca bunlar böyle görünüyor” şeklinde konuştu.
İYİ Parti’nin teklifini hatırlattı
En düşük emekli maaşının asgari ücretle eşitlenmesi gerektiğini vurgulayan Çömez, “Battık,
tükendik; elde avuçta bir şey kalmadı’ diyorsunuz o zaman 25 bin lira yapacaksınız. Diğer
emekli maaşlarına da aynı oranda artış uygulayacaksınız. Bunu yapmadığınız sürece iki elimiz
yakanızda olacak ve sizinle siyasal mücadeleyi sürdürmeye devam edeceğiz” diye ekledi.
“Aklınızdan bir daha geçirmeyin, karşılığını misliyle alırsınız”
Nusaybin’de, Türk bayrağına yapılan saldırıya değinen Çömez, “Buradan aziz Tüt milletine
sesleniyorum. Bayrak hepimizin ortak değeridir. Ne istismar edilmesine ne suiistimal edilmesine
izin veririz ne de ona birinin yan gözle bakmasına müsaade ederiz. İYİ Parti kadrolarının bu
konudaki hassasiyeti, samimiyeti, duruşu, vatan sevgisi bellidir. Hiç kimse bir daha böyle bir
şeyi aklından dahi geçirmesin. Karşılığını misliyle alacaktır. Öte yandan hem Adalet
Bakanlığı'na hem de İçişleri Bakanlığı'na açık çağrıda bulunuyorum. Gereğini yapın ve
parlamentoyu bilgilendirin. Kimdir bu alçaklar, sınırımızı nasıl geçmişlerdir? Türkiye'deki
uzantıları kimlerdir? Ve bu alçak eylemi nasıl gerçekleştirmişlerdir? Tek tek hesabı sorulmalı ve
aziz Türk milleti bilgilendirilmelidir” ifadesini kullandı.
“DEM Parti talimatları Kandil'den aldığını açık seçik ortaya koymuştur”
Çömez, “Yaşanan gelişmeler ve bu alçak saldırı girişimi bir gerçeği daha ortaya koydu. Peki ne
bu gerçek? DEM Parti yetkilileri, ‘PKK ayrı SDG ayrı’ diyorlardı. Bunun böyle olmadığı ortaya
çıktı. Suriye'de yaşanan gelişmelerle ilgili Kandil'den gelen talimatlar var. ‘Dört parçalı
Kürdistan'da isyan edin’ diye talimat veriyorlar. Nerede bu parçalar, söyleyin de bilelim! Hadi
cesaretiniz varsa çıkın söyleyin bakayım! Biz de bir bilelim. Bu parçalar nerelerdir? Aynı alçak
örgütün siyasal temsilcisinin bir vekili de çıkıyor ve ‘Dört parçalı Kürdistan'a sesleniyorum’
diyor. Meclis’e geldiğinde ‘Say bakayım bu dört parça neresidir’ diye kendisine soracağız!
Kandil temsilcisi gibi siyaset yapmaya çalışıyorlar. Dolayısıyla çok net bir şey artık ortaya
çıkmıştır. DEM Parti talimatı Kandil'den aldığını açık seçik ortaya koymuştur.” diye ekledi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

