Dervişoğlu: Bu Süreci Yönetenler İşin Sadece Terörist Boyutuyla İlgileniyor, Türkiye Boyutuna Bakan Yok
Dervişoğlu: Bu Süreci Yönetenler İşin Sadece Terörist Boyutuyla İlgileniyor, Türkiye Boyutuna Bakan Yok
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Van’da düzenlediği iftar programına katıldı. Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen sürece dair eleştirilerini sürdüren Dervişoğlu, “Hiç kimsenin Abdullah Öcalan denen caniyi bu ülkede Kürtlerin hamisi olarak tanımlamasına izin vermeyeceğim” dedi. “Asırlardır kardeşçe yaşadığımız insanlarla aramıza kim girmeye kalkarsa kalksın; bundan netice alamayacaktır” diyen Dervişoğlu, “Türk milleti buna müstahak değildir. Bu bölgede yaşayan kardeşlerimiz buna müstahak değildir. Bu milletin evlatları bölünerek büyümez. Bu memleketin evlatları birleşerek büyür ve güçlenir” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Van’da düzenlediği iftar programında
konuştu. Dervişoğlu’na programda Genel Başkan Yardımcıları, Milletvekilleri ve Genel İdare
Kurulu Üyelerinin yanı sıra şehit aileleri ve gaziler de eşlik etti.
Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu’da gerçekleştireceği ziyaretlerin Van’dan başladığını
belirten Dervişoğlu, “Ankara'dan konuşmakla olmuyor. Bütün siyasetçilere örnek olsun.
Yaptığımızdan herkes kendisine bir ders çıkarsın. Yaşadığınız yörenin problemlerini yerinde
öğrenmek gibi ciddi bir sorumluluğun sahibi olmalı siyasetçiler. Bir yerlerden bakarak, buralar
hakkında bilgi ve fikir üretmek, sorunlarının köküne inmeden o sorunlara çözüm ürettiğini
zannetmek pek tabiidir ki çok kolay kabul edilebilecek bir durum değildir.’’
“BİZİ BİR NOKTADA BİRLEŞTİREN ŞEY VATANDAŞI OLMAKTAN İFTİHAR ETTİĞİMİZ TÜRKİYE
CUMHURİYETİ DEVLETİ VE ONUN DEĞERLERİDİR”
Van’da kendisini misafir gibi hissetmediğini dile getiren Dervişoğlu, “Gönlümden geçeni
gönlümden geçtiği gibi telaffuz edebilme imkanına sahip olduğumu görüyorum. Farklı farklı
düşünebiliriz. Farklı farklı düşüncelerin sahibi olduğumuz gibi farklı kökenlerden geliyor da
olabiliriz. Farklı farklı mezheplerden de olabiliriz. Ama bizi bir noktada birleştiren şey vatandaşı
olmaktan iftihar ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun değerleridir. Bu milletin milli ve
manevi kıymet hükümleridir bizi bir arada tutan. Hiç kimse bu birliğe asla ve kata zarar
veremeyecektir. Dost düşman bunu iyi bilmek mecburiyetindedir.

‘’TÜRKİYE'Yİ; İRAN’DAN, IRAK’TAN, SURİYE’DEN AYIRAN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ ÜNİTER DEVLET
YAPISI, MİLLÎ KİMLİĞİ VE VATANDAŞLIK TANIMIDIR”
ABD-İran savaşının ortaya çıkardığı risklerden Van’ın da etkilendiğini kaydeden Dervişoğlu,
‘'İran'da yaşananları biliyorsunuz, geçmiş dönemlerde Irak'ta yaşananları biliyorsunuz, yakın
takvim içerisinde Suriye'de yaşananlara da hepimiz şahitlik ettik. Türkiye'yi bugün bu bahsetmiş
olduğum ülkelerden ayıran en önemli özelliği üniter devlet yapısı, millî kimliği ve vatandaşlık
tanımıdır. Üniter devlet yapımız, milli devlet anlayışımız, vatandaşlık tanımımız büyük Türk
milletinin müşterek birlikteliğini, müşterek gücünü inşa edebilmenin en yapıştırıcı gücü
olmuştur. O gücün bize verdiği enerji ile yaşadığımız yeri mamur hâle getirebilme imkânımız söz
konusuyken; yanlış uygulamalar ve yanlış politikalar yüzünden maalesef üzülerek söylüyorum,
milletimiz büyük zorluklarla baş başa bırakılmıştır.
‘’BU SÜRECİ YÖNETENLER İŞİN SADECE TERÖRİST BOYUTUYLA İLGİLENİYOR, TÜRKİYE
BOYUTUNA BAKAN YOK’’
Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen sürece değinen Dervişoğlu, “Başlatılan süreç hangi sorunun,
hangi problemin çözümüne vesile olmuştur diye düşünmemiz lazımdır. Herkes konuşuyor;
‘Terörsüz Türkiye’ Evet terörü kimse istemez ve hatta terörü herkes telin eder, nefretle kınar.
Ama ‘Terörsüz Türkiye’ cümlesinin içinde bir taraftan terörsüzü ele alırsınız, öbür taraftan da
Türkiye’yi ele almak mecburiyetinde kaldığınızı hissedersiniz. Bu süreci yönetenler işin sadece
terör boyutuyla ilgileniyor. Terör boyutuyla da ilgilenmiyor aslına bakarsanız, terörist boyutuyla
ilgileniyor. Türkiye boyutuna bakan yok.
Yürütülen süreç kapsamında hiçbir sorunun çözülmediğinin, kurulan komisyonda hiçbir
probleme çözüm bulunmadığının altını çizen Dervişoğlu, “İki sene boyunca masada hangi
Kürt’ün hangi sorunu konuşuldu? TBMM’de komisyon kuruldu. O komisyonda hangi mesele
ortaya koyularak tartışıldı? Hangi Kürt’ün, hangi Türkmen’in herhangi bir derdine çare
bulunuldu? Orada sorunlar konuşulmak yerine ileride Türkiye’yi büyük sorunlarla baş başa
bırakacak olayların altyapısı oluşturuldu. O sebeple bu komisyon kurulduğu andan itibaren
şahsen ben ve İYİ Parti; bu komisyona katılmama kararı aldığımızda açık ve net olarak ifade
ettik: Bir terör örgütü liderinin yol göstericiliğinde inşa edilecek herhangi bir sürecin Türkiye
Cumhuriyeti Devleti’ne, Türk milletine, Kürtlere ve Türkmenlere sağlayacağı bir fayda yoktur
diye söyledik. Böyle bir oyunun parçası olmayacağımızı da ifade ettik.

Dervişoğlu, “Sorunu olan Kürt yok mu? Var. Ama sorunu olan Türkmen de var. Sorunu olan
doğulu olduğu kadar sorunu olan batılı, güneyli, kuzeyli de var. Bu milletin tartışılmaz
değerlerini tartışma masasına yatırarak bu insanların sorunlarını çözümsüz hale getirmeyin diye
de uyardık. Ama görülüyor ki hiç kimse uyarılarımızdan kendisine düşen payı almadı. Bu ülke
yaklaşık 50 yıldır zaten terörle mücadele ediyor. Terörle mücadele ederken, o mücadeleyi kim
yapıyor sorusunun cevabını aradık mı? Sadece silahlı kuvvetler, sadece emniyet güçleri mi
yapıyordu? Terörle mücadeleyi bu bölgenin vatanına, milletine, bayrağına bağlı insanlar da
layıkıyla ve hakkıyla vermeye muvaffak oldu. Bu bölgede sadece iktidar partisiyle, bir örgütün
arasına sıkıştırılmış insanlar yok. Bu bölge bizim hepimizin. Bu bölge büyük Türk milletini
oluşturan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kuran ve adını Türk milleti denen Türkiye halkına aittir
bir bölgedir. Terörle mücadele eden 60 binden fazla korucu ailelerine mensup insanlar var. Ve
bu mücadeleyi verirken şehit vermiş ailelerimiz var, gaziyi vermiş ailelerimiz var -ki onlar
yüreğimizin en müstesna yerinde duruyorlar. Ama sorun çözmeye yönelik değil, sorun
çıkarmaya yönelik uygulamaları ön plana çıkarmak suretiyle Türkiye’nin tartışılmaz değerlerini
tartışma masasına yatırmaya kalkıştılar.’’
“ Kürt ne kadar Kürt ise ben de o kadar Kürt’üm. Türk ne kadar Türk ise Kürt de o kadar Türk’tür”
diyen bir gelenekten geldiğini aktaran Dervişoğlu, “Bu kardeşlik duygusunu pekiştirmek için
yılardır mücadele ediyorum. Terör örgütünün himayesine muhtaç olarak görmediğim Kürt
kardeşlerimin haklarını ve hukuklarını da savunuyorum. Bu süreç başladığında şahsıma
yöneltilmiş eleştirilere cevap verirken açıkça ifade ettim. Kürt kardeşlerimizin yüzde 60’ından
fazlası Ankara’nın batısında yaşıyor. Devletin yetkililerine de söyledim. Ben aslına bakarsanız
Kürt kardeşlerimiz için de bir savunma hattı oluşturuyorum ifadesinde bulundum. Aynı şeyi
tekrarlıyorum: Hiç kimsenin Abdullah Öcalan denen caniyi bu ülkede Kürtlerin hamisi olarak
tanımlamasına izin vermeyeceğim; dün de vermedik, bugün de vermiyorum.
‘’BU MİLLETİN EVLATLARI BÖLÜNEREK BÜYÜMEZ’’
“Asırlardır kardeşçe yaşadığımız insanlarla aramıza kim girmeye kalkarsa kalksın; bundan netice
alamayacaktır” diyen Dervişoğlu, “ Türk milleti buna müstahak değildir. Bu bölgede yaşayan
kardeşlerimiz buna müstahak değildir. Bu milletin evlatları bölünerek büyümez. Bu memleketin
evlatları birleşerek büyür ve güçlenir. Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu andan itibaren de bu
duyguyu güçlendirmek ve geliştirmek için yapılması gereken her şeyi her alanda yaşama
geçirmeye de gayret ediyor. Devlet yönetiminin eksiklikleri olabilir. O eksiklikleri gidermek bizim
işimizdir. Devleti yönetenlerin hataları olabilir. O hataları ortadan kaldırmak bizim görevimizdir.
İnsanlar arasında nifak çıkartılmış olabilir. O nifakları ortadan yok edip insanlarımızı
kucaklaştırmak bizim görevimizdir. Türkiye’nin bölünmesinden muradı olan emperyalist güçlerin
birtakım beklentileri olabilir. O beklentilere karşı set oluşturmak bizim görevimizdir.’’ dedi.

Ortadoğu’da yaşanan olaylarda bazı etnik gruplardan ve mezheplerden savaş aparatı olarak
yararlanılmaya çalışıldığını ifade eden Dervişoğlu, “Bir ülkede bir şey oluyor, ‘O bölgenin işte
şunları isyan etsin.’ diyorlar. Bir bölgede bir şey oluyor, İran’da ‘Oradaki Kürtler isyan etsin.’
Bizim kardeş olarak gördüklerimizin savaş aparatı olarak görülmesine asla müsaade etmeyin
sevgili Vanlılar. Biz kardeşiz; etle tırnak gibiyiz, etle kemik gibiyiz. Kim ne yaparsa yapsın,
yüreklerini, gönüllerini, zihinlerini birleştirmiş Türk milletinin asil soylu, onurlu vatandaşlarıyız.’’
‘’Bu söylediklerimi aynıyla Ankara’da da söylüyorum. Ankara'da söylediklerimle burada
söylediklerimin arasında hiç fark yoktur. En çok ihtiyaç duyduğumuz şey kardeşliğimizdir, en çok
ihtiyaç duyduğumuz şey millî birliğimiz ve bütünlüğümüzdür. Onun dışında birtakım eksiklikler
var. Var. Ben bilmiyor muyum burada birtakım sorunların olduğunu… Ama bu sorunlar
çözümsüz değildir. Bu sorunları çözmek için zaten siyasette biz varız. ‘Efendim bu zamana kadar
çözülemedi, bundan sonra nasıl çözülecek?’ diye soruyorsanız şayet; bu zamana kadar İYİ Parti
yoktu, Müsavat Dervişoğlu da İYİ Parti Genel Başkanı değildi. Bundan sonra çözülecek. Ben
buraya bunun sözünü vermeye geldim.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

