Theranos Skandalının Perde Arkası: Nathan Fielder ve Lance Oppenheim'dan Dev Yapım
Theranos Skandalının Perde Arkası: Nathan Fielder ve Lance Oppenheim'dan Dev Yapım
Nathan Fielder ile Lance Oppenheim'in yönettiği ve Elizabeth Holmes'un hapis öncesi hayatını sorgulayan A24 imzalı "You Can See Everything" belgeseli, Film at Lincoln Center ev sahipliğindeki New York Film Festivali'nde büyük ilgi gördü.
New York Film Festivali kapsamında gösterilen ve yönetmenliğini Nathan Fielder ile Lance Oppenheim'in üstlendiği "You Can See Everything" adlı belgesel, seyircilerden yoğun ilgi gördü. Theranos şirketinin kurucusu Elizabeth Holmes ve eşi Billy Evans'ın hayatına odaklanan üç saatlik yapım, Holmes'un hapis cezasından önceki dönemini ele alıyor. Gösterim sonrası sahnede konuşan Fielder, izleyicilerden filmdeki keşif sürecini korumalarını ve sürprizleri bozmamalarını istedi. Belgesel, Holmes ile Fielder arasında geçen diyaloglar üzerinden gerçeğin doğasını ve kişilerin inşa ettikleri kimlikleri sorguluyor. Yapımcı şirket A24 tarafından hazırlanan belgesel, iki yönetmenin farklı kamera ekipleriyle gerçekleştirdiği çekimlerden oluşuyor. Fielder, projeye başlarken Holmes'un kendisiyle nasıl bir iletişim kuracağına dair belirsizlik yaşadığını ancak çekimler boyunca karmaşık bir deneyimle karşılaştığını belirtti. Film, özellikle Holmes ve Evans'ın belgesel ekibiyle kurdukları ilişki üzerinden, Silikon Vadisi ile sinema dünyasının bakış açılarını karşı karşıya getiriyor.

Belgeselin en etkileyici anlarından biri, Holmes'ün babasının neredeyse rastgele paylaştığı ve daha sonra asla geri dönüşü yapılmayan bir detaydır; bu, Fielder'in tipik bir oyunu olan "gördüğünüz her şeyi" sunup anlamlı bir sonuca bağlamamaktır. "I've Seen Everything" yazan promosyon butonları, izleyicilerin bu deneyimi hem Living bir participasyon hem de bir tür bilinçli geri çekiliş olarak yaşamalarını simgeler. Film, seyirciyi pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp, paylaşılan bilgilerle ne kadar yetinmek zorunda kaldığımızı ve bu bilgilerin kimliği nasıl şekillendirdiğini sorgulamaya yönlendirir.
Belgeselin yapım süreci, yönetmenlerin başlangıçta projeye dair duydukları tereddütlerle şekillenmiştir. Fielder, hikayenin daha önce yeterince anlatıldığını düşündüğü için başlangıçta bir belgesel potansiyeli görmediğini ifade etmiştir. Ancak A24 yöneticilerinin teşvikiyle başlayan süreçte, Holmes ve eşi kapılarını film ekibine tamamen açmıştır. Çekimler sırasında yönetmenler, deneklerinin bazen samimi bazen ise manipülatif tavırları arasında gidip gelen bir bilişsel uyumsuzluk yaşamıştır. Bu durum, izleyicinin de film boyunca karakterleri anlama çabasında benzer bir karmaşa hissetmesine neden olmaktadır. Nihayetinde yapım, teknoloji dünyasının temsilcileri ile hikaye anlatıcıları arasındaki güç dengesini sinematik bir zaferle tersine çevirerek, izleyiciye kimliklerin ne kadarının gerçek ne kadarının kurgu olduğunu düşündüren postmodern bir deneyim sunmaktadır.
Gösterim sırasında sahne alan programlama şefi, belgeselin izleyicilerde yarattığı etkiyi vurgularken, yapımın sunduğu deneyimin alışılagelmişin ötesinde olduğunu belirtti. Yönetmenler, çekimler boyunca karakterlerin gerçek niyetlerini çözmenin zorluğunu dile getirerek, izleyicilerin de benzer bir bilişsel uyumsuzluk yaşayabileceğine dikkat çekti. Özellikle Holmes'un, Fielder'ın daha önceki çalışmalarına aşina olmaması, ikili arasındaki etkileşimi daha sıra dışı bir boyuta taşıdı. Film, Holmes'un itibarını yeniden inşa etme çabası ile yönetmenlerin hikaye üzerindeki hakimiyeti arasında gidip gelen bir güç mücadelesine dönüşüyor. Nihayetinde yapım, izleyiciye karakterlerin ne kadarının doğal, ne kadarının ise bir kurgu ürünü olduğunu sorgulatan, cevabı belirsiz ancak izlemesi oldukça çarpıcı bir postmodern anlatı sunuyor.
Kaynak: The Hollywood Reporter
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

