Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre Yurt Dışına Kaçırılan Paralar Geri Getirilmeli
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre Yurt Dışına Kaçırılan Paralar Geri Getirilmeli
Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, 131 fonu kapsayan ve milyonlarca vatandaşı mağdur eden fon skandalıyla ilgili kriz masası toplantısının ardından operasyonun merkezinde iktidar yöneticilerinin ve bürokratların yer aldığını iddia ederek açıklamalarda bulundu.
Değerli arkadaşlar, biliyorsunuz, ülkemiz büyük bir fon skandalıyla karşı karşıya. Bundan ötürü milyonlarca insanın ciddi zarar gördüğü bir süreçteyiz. Hele hele böylesine ekonomik krizin derin ve büyük olduğu bir süreçte halkımız, özellikle bazı fonların çok cazip gösterilmesi, güvenilir gösterilmesi, bunların PR'ının yapılması sonrasında ‘Acaba ben de üç beş kuruş yatırır ve biraz para kazanır mıyım?’ düşüncesiyle birikimini şu anda el konulan 131 fon içerisinde yer alan fonlara yatırdı.
Bu fon vurgununa baktığımız zaman Türk Ceza Kanunu'ndaki örgütlü suçlar kapsamında suç işlemek amacıyla bir örgüt kurulduğunu ve bu faaliyet içerisinde önemli konumda bulunan kimselerin bulunduğu, birden fazla kez manipülatif işlemlerle insanların dolandırıldığı bir sürecin içerisindeyiz. Bu süreç ilk başladığı zaman Yeni Parti olarak Genel Başkanımızın başkanlığında fon gündemli bir kriz masası oluşturmuştuk. Burada görev yapan arkadaşlarımız aynı zamanda ekonomi eş güdüm konseyinde görev yapan arkadaşlarımız. Yani ekonomi konusunda uzman arkadaşlarımız, akademik yeterliliği olan arkadaşlar, meslekten gelen arkadaşlar. Bugün de bütün bu gelişmeleri değerlendirmek amacıyla onda bir toplantıya başladık ve toplantı sonrasında içeriğiyle ilgili sizleri bilgilendireceğim.
Bu fon gözaltılarının başlama tarihi 19 Eylül Cumartesi günü. Operasyondan sonra 21 Eylül'de ilk MYK toplantımızı yaptığımızda burada sizlerin karşısına geçtim ve dedik ki buralardan gelen bilgiler, yani bu operasyon kaynaklı gelen bilgiler, operasyonun içerisinde, esasında da merkezinde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bulunduğu, yöneticilerin bulunduğu, bakan, eski bakan, MYK üyesi, milletvekili, bakan yardımcısı, birçok kimsenin bu fonlardan hisse alarak çok yüklü miktarlarda para çekerek ayrıldığını ve bunları açıklamaya yetkili kurumların iktidarın denetim ve gözetiminde olduğu için kendilerini açıklamaya davet ettik.
Biz bunu söyledikten sonra Sayın Erdoğan üç gün sonra Amerika Birleşik Devletleri'nde ‘ Fon vurgunuyla ilgili sorumlu olan kim varsa hukuk önünde hesap sorulacaktır.’ dedi. Ancak ellerinde her türlü belge, bilgi olmasına rağmen biz halkımızla bize gelen bilgileri tahlil edip, doğruluğundan emin olduktan sonra paylaştık. Biz paylaşana kadar asla ve asla kendi bünyelerindeki, birlikte görev yaptığı kimselere dokunmadılar. Ne zaman ki biz Fatma Betül Sayan Kaya hanımefendiyle ilgili ve eşiyle ilgili delilleriyle, belgeleriyle geçtiğimiz günlerde nasıl bu işin içerisinde bulunduklarını ortaya koyduğumuzda önce biliyorsunuz uzun bir sessizlik oldu. Sonra son dönemdeki yaşadığımız kelimeler ve cümlelerin erozyona uğradığı gibi yaygın uygulama istifa değil de görev af talebi gibi böyle bir tabir kullanıldı.
Ben buradan bir kez daha sizlerin huzurunda diyorum ki bizim elimizde olan bilgilerden daha fazlası sizde var. Siz kendi içinizde bu soruşturma içerisinde bulunanların hangi görevlerde bulunduğunu, neler yaptığını gayet iyi biliyorsunuz. Buyurun siz açıklayın.”
EMRE: HAYRETTİN KOÇ’LA İLGİLİ İDDİALAR VAR
Zeynel Emre son günlerde sıkça hakkında iddialar dile getirilen Hayrettin Koç’la ilgili de “Şimdi önümüzdeki günlerde yapacağımız bir başka toplantıda biz yine ulaştığımız isimlerle ilgili gerekli delillendirmeyi yaparsak açıklama yaparız. Ama buyurun, madem siz samimi olarak bu işin aydınlanmasını istiyorsunuz, buyurun açıklayın. Bakın burada birkaç nokta var. Bir tanesi, kendi adına işlemler yapanlar var. Bir başka anlayış da aracı kullananlar. Kendi yerine başkalarının işlem yapması ve onlara aracı kullananlar var. Ve burada özellikle bir isim son dönemde gerek bir milletvekilinin soru önergesinde, gerek daha önce bizim milletvekilimiz Deniz Yavuz Yılmaz'ın açıklamasında, baş harfleri geçirilerek, gerekse de Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in Yeni Parti kurulmadan, butlan kumpasıyla karşı karşıya kalmadan evvel Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde açıklamış olduğu ‘turpun bütüğü" başlıklı basın toplantısında ismi geçen Hayrettin Koç. Bu isimle ilgili çok yüklü miktarlarda, yani 200 milyon eurolar gibi, geçtiğimiz gün genel başkanımızın açıkladığı rakamlar seviyesinde işlemler yapıldığı, bu kişinin adına iddialar vardır. Bu konuda birçok yerden bilgi gelmektedir. Şimdi, bu iddiaların doğruluğu, yanlışlığını bulmak çok basittir. Bir MASAK araştırma raporu yaparsınız. MASAK araştırma raporunu açıklarsınız. Bu kişinin gerçek anlamda nerede, ne kadar işlem yaptığı, hangi fonda, hangi bankada, ne kadar işlem yaptığı ortaya çıkar. Ve bu sayede de hakikaten bir çantacılık yapıp yapmadığı tespit edilmiş olur” diye konuştu.
EMRE: FATMA BETÜL SAYAN KAYA KAZANDIĞI PARANIN İKİ KATINI VERMELİ
Zeynel Emre fon vurgunundaki hisselerden alan Fatma Betül Sayan Kaya’nın elde ettiği kazancın 2 katını vermesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Bugünkü konulardan biri de neydi? Bizim açıklamamız üzerine Fatma Betül Hanım rakamı kabul ederek iade ettiğine yönelik bir haber düştü. Halbuki değerli arkadaşlar, bakın, Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni'ni var. Ne der bu? ‘Suç duyurusu, idari para cezası ile diğer yaptırımlar ve tedbirler, suç duyuruları.’ der. Altında da işte, "Kimler hakkında suç duyurularında bulunmuş yazar. Şimdi, sizin hakkınızda böyle bir suç duyurusunda bulunulduğu zaman, eğer tespit varsa bulunmak zorundasınız. Siz bunu kabul ediyorsanız 6362 sayılı kanun açıktır. 107'nci maddesi SPK kanunun. ‘Hakkında suç duyurusu kararı alınan şahısların Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107'ye 3'üncü hükmü uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmesi için 500 bin Türk lirasından az olmamak üzere elde ettiği veya elde edilmesine sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı parayı kurul tarafından itibaren 15 gün içinde Hazine ve Maliye Bakanlığının e-tahsilat hesabına ‘açıklama yaparak ‘yatırır. der.
Yani, burada kimsenin kol kırılır, yen içinde kalır gibi bir anlayışla hareket edemez. Diğer isimlerle ilgili hangi işlemi yaptıysanız yine Fatma Betül Hanım'la ilgili de aynı işlemi yapmak durumundasınız. Biz bunu da ayrıyeten takip edeceğimizi ifade edelim.”
“YURT DIŞINA KAÇIRILAN PARALAR GERİ GETİRİLMELİ”
Zeynel Emre açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Bir temel kural vardır değerli arkadaşlar. Eğer bir ülkede yoksulluk çok yaygınsa, o ülkeleri incelediğinizde de yolsuzluğun büyük boyutlarda olduğunu görürsünüz. O nedenle yoksullukla mücadeledeki en büyük engel ne dersek yolsuzluktur. Bizim bunu özellikle çeyrek yüzyıllık Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında öyle şeyler yaşadık, gördük ki, öyle olaylarla karşılaştık ki bu memleket açısından en büyük beka meselelerinden biridir. Bu ülkedeki yolsuzluğun bitirilmesi lazım. İnsanın içi parçalanıyor. Yani, bu ülkedeki asgari ücretlinin, emeklinin, o emeklinin Ankara'nın ücra köşelerindeki otel odalarında üç dört emeklinin bir odayı paylaştığı gerçeği varken ve Anayasa Mahkemesi önünde seyyanen zam isteyen emekli polis memuru Ali Şekeroğlu daha yeni geçinemediği için canına kıydığı gerçeği ortadayken, buradan bir kez daha Ali Şekeroğlu'na Allah'tan rahmet diliyorum. Böylesine bir ortamda karşılaştığımız yolsuzluklarla ilgili istisnasız herkesin üzerine gidilmesi lazım. Bunların ortaya çıkartılması... Biz bunun için büyük çaba sarf ediyoruz. Ancak demokratik bir hukuk devletinde bu iş siyasi partilere düşmez.
Demokratik bir hukuk devletinde şeffafça yargı bunu ortaya çıkartır, ayrım yapmaksızın herkese işlem yapar. Şimdi, büyük vurgun gerçekleştirilip küçük yatırımcının üzerine yıkılmışken burada işbirliği içerisinde davranan ve önemli kurumlarda bulunan kimseler, mesela Sermaye Piyasası Kurulu'nda gerek işbirliği içerisinde olan, gerek gözetim yükümlülüğünü gerçekleştirmeyen, yine Borsa İstanbul, BDDK gibi önemli kurumlarda üst düzey görevlerde bulunan, gerekli izinleri veren bu kişilerin de özellikle son beş yıllık para hareketlerinin MASAK raporları incelemesine tabi tutulması ve HTS kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yaptığımız toplantıda değerlendirdiğimiz başlıklardan biri de yurt dışına kaçırılan paralarla ilgili yapılması gerekenler. Şimdi, MASAK raporlarına dayanan haberlere göre, kamuoyuna düşen bazı haberlere göre Pusula yöneticilerin hesaplarından İsviçre'deki bankalara yaklaşık 4 milyarın üzerinde transfer gerçekleştirdiği anlaşılmaktadır. Burada yetkililerin elini çok çabuk tutması lazım. Hızlı tespit ve sonra da dondurma işlemi. Bakın, bizim ceza kanunumuz açıktır. Türk Ceza Kanunu 282'nci maddesi, suçtan gelen mal varlığının aklanmasıyla ilgili hükümler içerir. Ve bu paraların, suçtan gelen mal varlığının yurt dışına aktarılması da bu kapsamda değerlendirilmiştir. Bugün para bulunabilir. Çünkü incelediğimizde ve yaptığımız toplantılarda çeşitli uluslararası işbirliklerinin altına imza atıldığı veya çeşitli aygıtlarla dünyada bunun örneklerinin olduğunu tespit ettik. Mesela, uluslararası varlık kurtarma mekanizmaları tam bunun için kurulmuştur.
Burada MASAK’ın da elinde bulunan bir istihbarat aracı vardır, Egmont. Dünya genelinde 186 mali istihbarat birimini bir araya getiren uluslararası bir ağ. Amacı, mali istihbarat birimleri arasındaki bilgi ve istihbarat paylaşımını kolaylaştırmak. Para hareketlerini incelemek değil masağın sadece yapmış olması gereken. Bu tip işbirlikleri içerisinde yurt dışına giden paraların da peşine düşmek. Ve burada Adalet Bakanlığı tespitlerden sonra devreye girmeli. İkinci aşama bu olmalı. Uluslararası adli yardımlaşmada bu imkân var. Bakın, yabancı ülkelerden banka kayıtları, şirket belgeleri, mal varlığı bilgileri istenebiliyor.
Ve burada da bir anlaşma daha var. Dünya Bankası ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin ortak girişimi olan STAR başlıklı anlaşma. Amaç ne? Yurt dışına çıkarılmış suç gelirlerinin izlenmesi, dondurulması, müsaderesi ve geri alınması konusunda ülkelere yardımcı olmak. Uluslararası varlık kurtarma mekanizmalarında ilk hedef, parayı hemen Türkiye'ye getirmekten önce paranın bulunduğu ülkeyle hızlıca iletişime geçip orada bir defa paranın el kondurulması, dondurulması. Örnekleri olduğunu tespit ettik.
Sürekli gelen sorulardan biri de işte, bu bilgilerin nasıl geldiği konusu. Biz burada da çok şeffaf bir şekilde sizlerle olan biteni paylaşmaya devam edeceğiz. Bir defa geçen toplantıda da bahsettim. Gerçekten işini ehli şekilde, düzgün bir şekilde yapan, bu suç örgütünden rahatsızlık duyan ve adli makamların kendi mekanizması işlediğinde bazı isimlerin korunmasından rahatsızlık duyan insanların paylaşımları, bilgi paylaşımı burada önemli. İkincisi, büyük bir samimiyetimle söyleyeyim, birbirlerini yiyorlar. Birbirlerini ihbar edip duruyorlar ve bu yönde çok bilgi geliyor. Ve bu bilgileri, dediğimiz gibi, yani, biz önemli süzgeçlerden geçiriyoruz. Delillendirmek istiyoruz. Bilin ki siz bizim bizim tarafımızdan bir isim dile getirildiğinde artık o birçok açıdan kontrol edilmiş, tamamen tespit edilmiş ve işlem yapılmadığı için isminin açıklanmak durumunda kalınmıştır.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

