,, ,

Muhalefet Emekli İçin Birleşti: “Bu Rakam Emekliyi Rencide Ediyor

Siyaset 13.01.2026 - 09:07, Güncelleme: 13.01.2026 - 09:07 789 kez okundu.
 

Muhalefet Emekli İçin Birleşti: “Bu Rakam Emekliyi Rencide Ediyor

CHP, Meclis’teki emekli nöbetinin beşinci gününde yaptığı açıklamada, sorunun kaynak değil paylaşım sorunu olduğunu belirterek iktidara geldiklerinde en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaklarını duyurdu.
“TÜM MUHALEFET EMEKLİ AYLIĞINA İTİRAZDA BİRLEŞTİ” “Meclis’teki nöbetimiz bugün beşinci gününde. Tüm muhalefet partileri de bu itirazda, yani emekli maaşına yapılan itirazda birleşmişlerdir. Tüm muhalefet partileri, sözcüleri, Genel Başkanları farklı farklı karşılaştırmalarla, farklı farklı önerilerle bu yakıcı soruna dikkat çekmektedirler. Sokağın konusu budur. Meclis’in, bütün muhalefet partilerinin konusu budur. Bu konunun bir an önce ve emeklileri rencide etmeyecek bir rakam telaffuz edilerek çözülmesi gerekmektedir. Bu konuda mücadele etmeye de üzerimize düşeni yapmaya da devam edeceğiz. Peki, Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde ne yapacak? İlk aşamada en düşük emekli maaşını derhal bir asgari ücret seviyesine çıkaracağız. İlerleyen dönemlerde 1,5 asgari ücretlik düzeyi yeniden yakalayacağız. Bayram ikramiyesini bir asgari ücrete çıkaracağız.” “TÜRKİYE’DE KAYNAK DEĞİL, PAYLAŞIM SORUNU VARDIR” “Emekli maaşlarının bir asgari ücret olması için gereken kaynak bugün ilgili politika kurulu başkanımız tarafından yapılan sunumda 650 milyar lira olarak belirlenmiştir. Bu geçtiğimiz hafta bin liralık zammın maliyeti söylendiğinde verilen rakamlarla da uyumludur. Bugün emeklilere bir asgari ücret, 28 bin lira versek elbette onları yoksulluktan kurtaramayacağız. Açlık sınırının üzerine çıkaramayacağız. Ama bir nefes aldıracağız, önemli bir adım atmış olacağız. Bu önemli adım 650 milyar lira istiyor. Bu para yok. 10’da birini emekliye layık gördüler. Ancak bu para var. Çünkü getirip, geçirdikleri bütçede 768 milyar lira zengin şirketlerin ödemesi gereken vergiden vazgeçecekleri tutar. Vazgeçilen kurumlar vergisi kalemine 768 milyar lirayı bulanlar, yani alacakları vergiyi ‘Tamam, tamam. Sizden vergi almayalım’ diyecekleri 768 milyarı bulanlar emekliye 650 milyar lirayı bulmamakta, vermemektedirler. Aynı AK Parti yanlış ekonomi politikalarıyla sadece bu yıl 2,7 trilyon lirayı, bu gereken paranın neredeyse beş katından fazlasını sadece faize ödeyecektir. Yani kaynak fazlasıyla mevcuttur. Türkiye’de kaynak değil, paylaşım sorunu vardır. AK Parti kaynağı vatandaşla değil, yandaşla bölüşmektedir. AK Parti katkıyı emekliye değil yanında, yakınında duran, kendi iktidarını sürdürmesi için ona her şeyi yapanlara vermektedir. İşte emekliler ‘Bundan sonra artık AK Parti’ye oy değil, selam bile vermeyeceğiz’ derken de tam olarak bunu kastetmektedir.” “AK PARTİ ÖNCESİ 100 EMEKÇİDEN 11’İ ASGARİ ÜCRETLİYDİ” “Biz Türkiye’yi asgari ücret girdabından çıkaracağız. Asgari ücret işe ilk başlandığında alınan ve kıdemle birlikte hızla uzaklaşılan bir başlangıç ücretidir, öyle olmalıdır. Bunu söylemek, yapılamayacak bir şeyi vaat etmek filan değil. Buradan hatırlatmak isterim. Bu AK Parti iktidarı gelmeden önce 2002 yılında maaşların sadece yüzde 11’i asgari ücret düzeyindeydi. Bugün asgari ücret ve yüzde 5 üzerinde maaş alanların resmi SGK verileriyle rakam yüzde 45 noktasındadır. Kayıt dışılıklar ve çeşitli hesaplama yöntemleriyle bu rakamın yüzde 55’lere vardığı hesap edilmektedir. Yani AK Parti öncesi 100 çalışandan, 100 emekçiden 11’i asgari ücret alırken, şimdi iki emekçiden biri asgari ücret almak durumunda kalmaktadır. Asgari ücreti yılda en az iki kez güncelleyeceğiz. Küçük esnafa ve işverene, çalışan sayısı ve sektörüne göre ihtiyaçları olan prim desteğini ‘ama’sız, ‘fakat’sız vereceğiz. Biz geçtiğimiz günlerde asgari ücretin 39 bin lira yapılması için kademeli SGK prim destekleri önermiş, AK Parti tarafından bur reddedildiği için asgari ücret de 28 bin lirada bırakılmıştı.” “ESNAFA PRİMDE YÜZDE 3’LÜK BİR KAZIK ATILMIŞTIR” “Buradan çarpıcı bir bilgiyi sizlerle paylaşmak isterim. Son 18 ayda, 1,5 yılda yapılan çeşitli değişikliklerin toplamında Sosyal Güvenlik Kurumu’nda çalışan prim yükü yüzde 34,75’ten 38,75’e çıkmış, işveren prim yükü de yüzde 1’lik artışa uğramış ve toplamda ki bunlar işveren tarafından ödeniyor net maaş ödenirken, yüzde 5’lik ek bir prim yükü binmiştir. Bu yüzde 5’lik ek prim yükünün yanında Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödemesini zamanında yapanlara yapılan yüzde 5’lik indirim, yüzde 2’ye indirilmiş yani gününde SGK primini ödeyenlerin yüzde 3’lük bir kaybı daha ortaya çıkmıştır. Biz ‘Bir yandan asgari ücrete zam yapılsın ama işverenin işi kolaylaştırılsın, onlara prim desteği verelim’ derken örtülü bir biçimde yüzde 5 primlere zam gelmiştir, yüzde 3 de ilave bir ıskontonun kaldırılmasıyla gününde ödeyen bir kişi için toplamda yüzde 8’lik ek bir maliyet gelmiştir. Bunu da bütün küçük esnaflarımızın, zor durumda olan vatandaşlarımızın dikkatlerine sunuyoruz. Bu hesaplamaları muhasebecileriyle, mali müşavirleriyle kendi rakamları üzerinden gözetebilirler. Bu ay ilk kez yüzde 5 yüzde 2’ye iniyor, yüzde 3 oradan esnafa bir kazık atılmıştır. Ayrıca da son 1,5 yılda prim yükü yüzde 5 kadar artmıştır. Biz yoksulluğu yönetmek değil, yok etme azmindeyiz ve bu topraklardan söküp atacağız. İktidarımızda yoksulları, birinin yakını olduğu için değil, yalnızca bu ülkenin onurlu yurttaşları olduğu için destekleyeceğiz. Kimsenin yakını olmak, bir partinin üyesi olmak değil; bu ülkenin bir vatandaşı olmak, geri kalan her şeyin çözülmesi için haklardan yararlanmaya yeterli olacaktır. Temel vatandaşlık geliri uygulamasını hızla hayata geçireceğiz. ‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir’ ilkesiyle herkese belli bir gelir desteği sağlayan sosyal devleti inşa edeceğiz.” “UMUTSUZLARIN UMUDU OLMAK İÇİN KARARLILIKLA YÜRÜYORUZ” “Değerli arkadaşlar son olarak şunu söylemek isterim. Türkiye zor ama bir o kadar da önemli bir dönemden geçiyor. Biz bu zorlu dönemde liyakatli kadrolarımız ve tüm organlarımızla disiplinle ve ciddiyetle çalışıyoruz. Kurultaydan sonra oluşturduğumuz mimari her geçen gün daha da yerine oturuyor. Parti Meclisimiz, MYK’mız, milletvekili grubumuz, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimiz ve tüm örgütümüzle her biri kendi alanında çok güçlü bir siyaseti ve vizyonu ortaya koyuyoruz. Artık bir orkestra ahenginde çalışıyor, önümüze bakıyor ve umutsuzların umudu olmaya, yarınlar için artık umutsuzluğu rafa kaldırmaya hep birlikte kararlılıkla yürüyoruz. Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu şu an hapiste olabilir. Ama tüm azmi ve kararlılığıyla bu çalışmalarımıza katkı sağlıyor. Motivasyonumuz tam, enerjimiz tam. Hep birlikte Türkiye yönetmeye, bu ülkeyi barıştırmaya ve kalkındırmaya hazırız. Yıllarca bu ülkede kavga, gerilim, düşman siyaseti yürütüldü. Sonuçta ne oldu? Kavga büyüdükçe milletin ekmeği küçüldü. Biz barışırsak, kazanmanın yolunu 86 milyona göstereceğiz. Bu ülkede Adalet ve Kalkınma Partililer, Milliyetçi Hareket Partililer, DEM’liler, CHP’liler, İYİ Partililer düşman değildirler. Anadolu’da bu partililer birbirlerinin komşusu, arkadaşı, gelini, damadı, dünürüdür. Bu yüzden bizleri düşmanlaştırarak, ülkeyi kutuplaştırarak iktidarını sağlamlaştırmak isteyenlere kötü bir haberimiz var. Artık Anadolu’daki yaklaşım, genel olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasi ilişkilerine bir kez daha hakim olacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi Erdoğan’a rağmen, Erdoğan’ın yoksul bıraktığı Adalet ve Kalkınma Partililerle ve Cumhur İttifakı seçmeni ile buluşmaktadır ve birlikte bir yol yürümektedir. Yürüdüğümüz yol; Türkiye’de bir kez daha açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, güvencesizliğin alt edileceği, bir kez daha hep birlikte başaracağımız, hep birlikte kalkınacağımız, hep birlikte zenginleşeceğimiz bir yolculuktur. Bunu daha önce başardık, bundan sonra da hep birlikte başaracağız.” “UMUTLARINIZIN YEŞERMESİ BİR SANDIK MESAFESİNDE” “Sayın Erdoğan istiyor diye kavgayla, Sayın Erdoğan istiyor diye gerilimle, o istiyor diye kutuplaşmayla meşgul olup iktidar yürüyüşümüzden vazgeçmeyeceğiz. Vatandaşın sorunlarını biliyoruz. Dünyadaki siyasi akrabalarımız nasıl yoksulluğu yok ettilerse, nasıl eşitliği sağladılarsa, 100 yıl önceki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı nasıl hastalıkları kuruttu, kalkınmayı sağladı, zenginleşmeyi sağladı, ülkeyi kalkındırdı ve bugünlere gelmesini sağladıysa; bugün umutsuz durumda olan emeklilere de, uğradığı büyük haksızlığa isyan eden asgari ücretlilere de emekçilere de devlet memuru olmanın geçmiş dönemlerdeki gibi bir gelecek güvencesi değil, yaşam mücadelesinin en zorlu süreçlerinden birisi olmasını deneyimleyenlere de beyaz yakalılara da mavi yakalılara da gri yakalılara da şu kadarını söylüyoruz: Bir sandık mesafesinde artık umutlarınızın yeniden yeşermesi. O sandığa doğru hep birlikte yürüyoruz. Her gün bir önceki günden biz iktidara, siz de dertlerinizden kurtulmaya daha yakınsınız. O yüzden erken seçim talebini yükseltmeyi, bunu işçi servislerinde, metrolarda, iş yerlerinde, ev gezmelerinde, her türlü alanda yüksek sesle dile getirmeyi kurtuluşun şartı olarak görüyoruz. Erken seçimler iktidarlar istediğinde değil, erken seçimler muhalefet partileri talep ettiğinde değil, millet gerçekten karar verdiğinde yapılır. Siz erken seçime karar verirseniz, kimse o sandıktan kaçamaz. O sandıktan size; huzur, refah, güvenli ve zengin yarınlar çıkacak. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum.”
CHP, Meclis’teki emekli nöbetinin beşinci gününde yaptığı açıklamada, sorunun kaynak değil paylaşım sorunu olduğunu belirterek iktidara geldiklerinde en düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracaklarını duyurdu.

“TÜM MUHALEFET EMEKLİ AYLIĞINA İTİRAZDA BİRLEŞTİ”

“Meclis’teki nöbetimiz bugün beşinci gününde. Tüm muhalefet partileri de bu itirazda, yani emekli maaşına yapılan itirazda birleşmişlerdir. Tüm muhalefet partileri, sözcüleri, Genel Başkanları farklı farklı karşılaştırmalarla, farklı farklı önerilerle bu yakıcı soruna dikkat çekmektedirler. Sokağın konusu budur. Meclis’in, bütün muhalefet partilerinin konusu budur. Bu konunun bir an önce ve emeklileri rencide etmeyecek bir rakam telaffuz edilerek çözülmesi gerekmektedir. Bu konuda mücadele etmeye de üzerimize düşeni yapmaya da devam edeceğiz. Peki, Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde ne yapacak? İlk aşamada en düşük emekli maaşını derhal bir asgari ücret seviyesine çıkaracağız. İlerleyen dönemlerde 1,5 asgari ücretlik düzeyi yeniden yakalayacağız. Bayram ikramiyesini bir asgari ücrete çıkaracağız.”

“TÜRKİYE’DE KAYNAK DEĞİL, PAYLAŞIM SORUNU VARDIR”

“Emekli maaşlarının bir asgari ücret olması için gereken kaynak bugün ilgili politika kurulu başkanımız tarafından yapılan sunumda 650 milyar lira olarak belirlenmiştir. Bu geçtiğimiz hafta bin liralık zammın maliyeti söylendiğinde verilen rakamlarla da uyumludur. Bugün emeklilere bir asgari ücret, 28 bin lira versek elbette onları yoksulluktan kurtaramayacağız. Açlık sınırının üzerine çıkaramayacağız. Ama bir nefes aldıracağız, önemli bir adım atmış olacağız. Bu önemli adım 650 milyar lira istiyor. Bu para yok. 10’da birini emekliye layık gördüler. Ancak bu para var. Çünkü getirip, geçirdikleri bütçede 768 milyar lira zengin şirketlerin ödemesi gereken vergiden vazgeçecekleri tutar. Vazgeçilen kurumlar vergisi kalemine 768 milyar lirayı bulanlar, yani alacakları vergiyi ‘Tamam, tamam. Sizden vergi almayalım’ diyecekleri 768 milyarı bulanlar emekliye 650 milyar lirayı bulmamakta, vermemektedirler. Aynı AK Parti yanlış ekonomi politikalarıyla sadece bu yıl 2,7 trilyon lirayı, bu gereken paranın neredeyse beş katından fazlasını sadece faize ödeyecektir. Yani kaynak fazlasıyla mevcuttur. Türkiye’de kaynak değil, paylaşım sorunu vardır. AK Parti kaynağı vatandaşla değil, yandaşla bölüşmektedir. AK Parti katkıyı emekliye değil yanında, yakınında duran, kendi iktidarını sürdürmesi için ona her şeyi yapanlara vermektedir. İşte emekliler ‘Bundan sonra artık AK Parti’ye oy değil, selam bile vermeyeceğiz’ derken de tam olarak bunu kastetmektedir.”

“AK PARTİ ÖNCESİ 100 EMEKÇİDEN 11’İ ASGARİ ÜCRETLİYDİ”

“Biz Türkiye’yi asgari ücret girdabından çıkaracağız. Asgari ücret işe ilk başlandığında alınan ve kıdemle birlikte hızla uzaklaşılan bir başlangıç ücretidir, öyle olmalıdır. Bunu söylemek, yapılamayacak bir şeyi vaat etmek filan değil. Buradan hatırlatmak isterim. Bu AK Parti iktidarı gelmeden önce 2002 yılında maaşların sadece yüzde 11’i asgari ücret düzeyindeydi. Bugün asgari ücret ve yüzde 5 üzerinde maaş alanların resmi SGK verileriyle rakam yüzde 45 noktasındadır. Kayıt dışılıklar ve çeşitli hesaplama yöntemleriyle bu rakamın yüzde 55’lere vardığı hesap edilmektedir. Yani AK Parti öncesi 100 çalışandan, 100 emekçiden 11’i asgari ücret alırken, şimdi iki emekçiden biri asgari ücret almak durumunda kalmaktadır. Asgari ücreti yılda en az iki kez güncelleyeceğiz. Küçük esnafa ve işverene, çalışan sayısı ve sektörüne göre ihtiyaçları olan prim desteğini ‘ama’sız, ‘fakat’sız vereceğiz. Biz geçtiğimiz günlerde asgari ücretin 39 bin lira yapılması için kademeli SGK prim destekleri önermiş, AK Parti tarafından bur reddedildiği için asgari ücret de 28 bin lirada bırakılmıştı.”

“ESNAFA PRİMDE YÜZDE 3’LÜK BİR KAZIK ATILMIŞTIR”

“Buradan çarpıcı bir bilgiyi sizlerle paylaşmak isterim. Son 18 ayda, 1,5 yılda yapılan çeşitli değişikliklerin toplamında Sosyal Güvenlik Kurumu’nda çalışan prim yükü yüzde 34,75’ten 38,75’e çıkmış, işveren prim yükü de yüzde 1’lik artışa uğramış ve toplamda ki bunlar işveren tarafından ödeniyor net maaş ödenirken, yüzde 5’lik ek bir prim yükü binmiştir. Bu yüzde 5’lik ek prim yükünün yanında Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödemesini zamanında yapanlara yapılan yüzde 5’lik indirim, yüzde 2’ye indirilmiş yani gününde SGK primini ödeyenlerin yüzde 3’lük bir kaybı daha ortaya çıkmıştır. Biz ‘Bir yandan asgari ücrete zam yapılsın ama işverenin işi kolaylaştırılsın, onlara prim desteği verelim’ derken örtülü bir biçimde yüzde 5 primlere zam gelmiştir, yüzde 3 de ilave bir ıskontonun kaldırılmasıyla gününde ödeyen bir kişi için toplamda yüzde 8’lik ek bir maliyet gelmiştir. Bunu da bütün küçük esnaflarımızın, zor durumda olan vatandaşlarımızın dikkatlerine sunuyoruz. Bu hesaplamaları muhasebecileriyle, mali müşavirleriyle kendi rakamları üzerinden gözetebilirler. Bu ay ilk kez yüzde 5 yüzde 2’ye iniyor, yüzde 3 oradan esnafa bir kazık atılmıştır. Ayrıca da son 1,5 yılda prim yükü yüzde 5 kadar artmıştır. Biz yoksulluğu yönetmek değil, yok etme azmindeyiz ve bu topraklardan söküp atacağız. İktidarımızda yoksulları, birinin yakını olduğu için değil, yalnızca bu ülkenin onurlu yurttaşları olduğu için destekleyeceğiz. Kimsenin yakını olmak, bir partinin üyesi olmak değil; bu ülkenin bir vatandaşı olmak, geri kalan her şeyin çözülmesi için haklardan yararlanmaya yeterli olacaktır. Temel vatandaşlık geliri uygulamasını hızla hayata geçireceğiz. ‘Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir’ ilkesiyle herkese belli bir gelir desteği sağlayan sosyal devleti inşa edeceğiz.”

“UMUTSUZLARIN UMUDU OLMAK İÇİN KARARLILIKLA YÜRÜYORUZ”

“Değerli arkadaşlar son olarak şunu söylemek isterim. Türkiye zor ama bir o kadar da önemli bir dönemden geçiyor. Biz bu zorlu dönemde liyakatli kadrolarımız ve tüm organlarımızla disiplinle ve ciddiyetle çalışıyoruz. Kurultaydan sonra oluşturduğumuz mimari her geçen gün daha da yerine oturuyor. Parti Meclisimiz, MYK’mız, milletvekili grubumuz, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisimiz ve tüm örgütümüzle her biri kendi alanında çok güçlü bir siyaseti ve vizyonu ortaya koyuyoruz. Artık bir orkestra ahenginde çalışıyor, önümüze bakıyor ve umutsuzların umudu olmaya, yarınlar için artık umutsuzluğu rafa kaldırmaya hep birlikte kararlılıkla yürüyoruz. Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu şu an hapiste olabilir. Ama tüm azmi ve kararlılığıyla bu çalışmalarımıza katkı sağlıyor. Motivasyonumuz tam, enerjimiz tam. Hep birlikte Türkiye yönetmeye, bu ülkeyi barıştırmaya ve kalkındırmaya hazırız. Yıllarca bu ülkede kavga, gerilim, düşman siyaseti yürütüldü. Sonuçta ne oldu? Kavga büyüdükçe milletin ekmeği küçüldü. Biz barışırsak, kazanmanın yolunu 86 milyona göstereceğiz. Bu ülkede Adalet ve Kalkınma Partililer, Milliyetçi Hareket Partililer, DEM’liler, CHP’liler, İYİ Partililer düşman değildirler. Anadolu’da bu partililer birbirlerinin komşusu, arkadaşı, gelini, damadı, dünürüdür. Bu yüzden bizleri düşmanlaştırarak, ülkeyi kutuplaştırarak iktidarını sağlamlaştırmak isteyenlere kötü bir haberimiz var. Artık Anadolu’daki yaklaşım, genel olarak Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasi ilişkilerine bir kez daha hakim olacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi Erdoğan’a rağmen, Erdoğan’ın yoksul bıraktığı Adalet ve Kalkınma Partililerle ve Cumhur İttifakı seçmeni ile buluşmaktadır ve birlikte bir yol yürümektedir. Yürüdüğümüz yol; Türkiye’de bir kez daha açlığın, yoksulluğun, işsizliğin, güvencesizliğin alt edileceği, bir kez daha hep birlikte başaracağımız, hep birlikte kalkınacağımız, hep birlikte zenginleşeceğimiz bir yolculuktur. Bunu daha önce başardık, bundan sonra da hep birlikte başaracağız.”

“UMUTLARINIZIN YEŞERMESİ BİR SANDIK MESAFESİNDE”

“Sayın Erdoğan istiyor diye kavgayla, Sayın Erdoğan istiyor diye gerilimle, o istiyor diye kutuplaşmayla meşgul olup iktidar yürüyüşümüzden vazgeçmeyeceğiz. Vatandaşın sorunlarını biliyoruz. Dünyadaki siyasi akrabalarımız nasıl yoksulluğu yok ettilerse, nasıl eşitliği sağladılarsa, 100 yıl önceki Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı nasıl hastalıkları kuruttu, kalkınmayı sağladı, zenginleşmeyi sağladı, ülkeyi kalkındırdı ve bugünlere gelmesini sağladıysa; bugün umutsuz durumda olan emeklilere de, uğradığı büyük haksızlığa isyan eden asgari ücretlilere de emekçilere de devlet memuru olmanın geçmiş dönemlerdeki gibi bir gelecek güvencesi değil, yaşam mücadelesinin en zorlu süreçlerinden birisi olmasını deneyimleyenlere de beyaz yakalılara da mavi yakalılara da gri yakalılara da şu kadarını söylüyoruz: Bir sandık mesafesinde artık umutlarınızın yeniden yeşermesi. O sandığa doğru hep birlikte yürüyoruz. Her gün bir önceki günden biz iktidara, siz de dertlerinizden kurtulmaya daha yakınsınız. O yüzden erken seçim talebini yükseltmeyi, bunu işçi servislerinde, metrolarda, iş yerlerinde, ev gezmelerinde, her türlü alanda yüksek sesle dile getirmeyi kurtuluşun şartı olarak görüyoruz. Erken seçimler iktidarlar istediğinde değil, erken seçimler muhalefet partileri talep ettiğinde değil, millet gerçekten karar verdiğinde yapılır. Siz erken seçime karar verirseniz, kimse o sandıktan kaçamaz. O sandıktan size; huzur, refah, güvenli ve zengin yarınlar çıkacak. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve newsfindy.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.