Gürer: Belediye Şirket Çalışanları Belediye Kadrosuna Alınmalıdır
Gürer: Belediye Şirket Çalışanları Belediye Kadrosuna Alınmalıdır
Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çalışma yaşamında taşeron işçiler, staj ve çıraklık dönemleri emeklilik hesabına dahil edilmeyenler, kademeli emeklilik bekleyenler ve toplum yararına programlar kapsamında çalışanların yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Kamu İktisadi Teşebbüslerinde (KİT) taşeron işçilerin derneği yöneticiler ile birlikte yaptığı açıklamada kadro sorunlarının devam ettiğini belirtti. Gürer, belediye şirket işçilerinin de belediyelerin asıl kadrolarına alınması gerektiğini söyledi. Staj ve çıraklık döneminde işe başlayanların emekliliğe esas yaşlılık sigortalarının ilk çalışma gününden itibaren başlatılmasını isteyen Ömer Fethi Gürer, kademeli emeklilik düzenlemesi yapılması çağrısında da bulundu.
Kamu İktisadi Teşebbüsleri Taşeron İlçe Derneği Genel Sekreteri İbrahim Tatlı ve dernek yöneticileriyle sorunu bir kez daha görüştüklerini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, taşeron işçilerin kadro sorununu gündeme taşıdı.
Ömer Fethi Gürer, çalışma yaşamında güvencesiz ve düşük ücretli istihdamın geçmişine dikkat çekerek, “12 Eylül’den sonra 24 Ocak kararlarıyla başlayan çalışma yaşamında düşük ücret ve güvencesiz çalışma anlayışı, 2003 yılında AKP iktidarı döneminde çıkarılan İş Kanunu’yla yaygınlaşmaya başladı. Bu süreçte binlerce kamu çalışanı, taşeron işçilerle birlikte çalıştırılarak güvencesizliğe, düşük ücrete ve tayin, terfi haklarından mahrum bırakılmaya mahkûm edildi” dedi.
Taşeron işçilerin yıllarca sürdürdüğü mücadelenin 2018 yılında çıkarılan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kısmen sonuç verdiğini ifade eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Kamuda çalışan taşeron işçilerin bir kısmına kadro verildi. Ancak hizmet alım sözleşmesine takılanlar ve kamu iktisadi teşebbüslerinde çalışanlar kadroya geçirilmedi. KİT’lerde çalışanlarla ilgili Cumhurbaşkanlığı tarafından çıkarılan genelgelerde, kadrolarda boşalma olması hâlinde taşeron çalışanların kadroya alınması yönünde uygulama öngörülmesine rağmen bu uygulama fiilen gerçekleşmedi” diye konuştu.
Gürer, KİT’lerde 138 bine yakın taşeron işçi bulunduğunu belirterek “Türkiye’de istisnai bir çalışma yöntemi olarak getirilen taşeron sisteminde yemekhane, temizlik, güvenlik ve nakliye gibi alanlarda sorumluluk üstlenen arkadaşlarımız ucuz işçi olarak değerlendiriliyor. İnsanlar emek veriyor, çalışıyor, evine ekmek götürüyor ama kadro ve özlük haklarından yararlanamıyor. Bunu büyük bir haksızlık olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“BELEDİYE ŞİRKET İŞÇİLERİ ASIL KADROYA ALINMALI”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Belediye şirketlerinde çalışan işçilerin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Belediye şirket işçisi adı altında belediyelerin asıl kadrosuna alınmayan 500 bine yakın işçi var. Bu işçilerin terfi, özlük ve tayin hakları bulunmuyor. Belediyelerde çalışan işçiler arasında bu nedenle önemli ücret farklılıkları oluşuyor” dedi.
Gürer, belediye şirket işçilerinin belediyelerin asıl kadrolarına alınması gerektiğini vurgulayarak, “Belediye şirket işçileri kadroya alınmalı. Yardımcı hizmetler sınıfında olup zabıta olarak görev yapan arkadaşlarımızın da zabıtanın asıl kadrosunda çalıştırılmaları sağlanmalı. Çalışma yaşamında ortaya çıkan bu ayrışmalar hem iş yerindeki huzuru hem de çalışanların mutluluğunu olumsuz etkiliyor” değerlendirmesinde bulundu.
“TAŞERON SİSTEMİ YENİDEN YAYGINLAŞIYOR”
Taşeron çalışmanın yalnızca KİT’lerle sınırlı olmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, kamu payının yüzde 49 olduğu kuruluşlarda da taşeron sisteminin varlığına da dikkat çekti.
Gürer, “Kamu ortaklığının yüzde 49 olduğu kuruluşlarda da taşeron çalışma sürüyor. Kamu payının yüzde 51 olduğu özel sektör ağırlıklı yapılarda çalışanlar da hizmet alım sözleşmeleri üzerinden taşeron olarak çalıştırılabiliyor. Karayollarında kış koşullarında ağır şartlar altında çalışan arkadaşlarımız var. Demir yollarında, hava işletmelerinde, tarımda ve sağlıkta taşeron çalışma devam ediyor.Hastanelerdeki bilgi işlem ve görüntüleme merkezi çalışanlarından şoförlere, yemekhane personelinden sosyal tesis çalışanlarına kadar pek çok kişinin taşeron statüsünde çalışıyor” dedi.
Ömer Fethi Gürer “Bu ayrım sona ermedi. Tüm taşeron çalışanların kadro hakları tanınmalı, adil ücret almaları sağlanmalı, özlük hakları iyileştirilmeli, tayin ve terfi hakları verilmelidir. Eşi bir şehirde, kendisi başka bir şehirde yaşayan, aileleri parçalanan çalışanların bir araya gelebilmesi için de düzenleme yapılmalıdır” diye konuştu.
696 sayılı KHK ile yaklaşık 800 bin çalışana kadro verilmesinin ardından taşeron sisteminin sona erdiğinin ifade edildiğini hatırlatan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Taşeron bitti denildi ama sonraki süreçte taşeron çalışma bitmedi. Günümüzde yeniden yaygınlaşma noktasına geldi. Bunun için önlem alınmalı. Kamuda taşeron çalışan kavramı ortadan kaldırılmalı. Kamuda çalışan herkes, çalıştığı kurumun kadrosunda ve güvenceli olarak çalışmalı” çağrısında bulundu.
“STAJ VE ÇIRAKLIK İŞE BAŞLADIĞI GÜN EMEKLİLİĞE SAYILMALI”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çırak ve stajyerler işe başladıkları gün iş kazası sigortası kapsamında sigortalanıyor. Ancak 18 yaşından önce çalıştıkları dönem için emekliliğe esas yaşlılık sigortası başlatılmıyor. Bu nedenle staj ve çıraklık dönemleri emeklilik hesabında dikkate alınmıyor” dedi.
Staj uygulamasının geçmişte meslek öğrenme amacı taşıdığını, ancak son yıllarda ekonomik koşulların da etkisiyle ucuz iş gücü olarak görülmeye başlandığını ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Eskiden staj yapanlar iş yerlerinde mesleği öğrenmek için bulunurdu. Son yıllarda stajyerlere ağır işlerin yaptırıldığı, yetişkinlere yüklenen sorumlulukların stajyerlerin üzerine bırakıldığı örneklerle karşılaşıyoruz. Çırak ve stajyerlerin ağır işlerde çalıştırılması sonucunda geçtiğimiz yıllarda 30’a yakın stajyer çocuğumuz ne yazık ki iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi” diye konuştu.
Gürer, “Bakanlığa verdiğimiz yazılı soru önergelerine gelen yanıtlarda stajyerlerin öğrenci olduğu, meslek öğrenmek amacıyla iş yerinde bulunduğu ve işçi statüsünde sayılamayacağı ifade ediliyor. Ancak TÜİK verilerinde bu kişiler öğrenci olarak değil, genç işçi olarak tanımlanıyor. Uygulamada genç işçi olarak kayıtlara geçenler, emeklilik söz konusu olduğunda öğrenci kabul ediliyor ve emekliliğe esas yaşlılık sigortasının başlangıcının öne alınmasının önü kesiliyor” ifadelerini kullandı.
Gürer, “İşe başladıkları gün emekliliğe esas yaşlılık sigortaları başlatılmalı. Geçmişte staj yapmış olanların da geriye dönük primlerini ödeyerek emeklilik haklarını elde edebilmelerine imkân tanınmalı. Bugün çırak ve stajyerler işe başladıkları gün işçi gibi çalıştırılıyorsa bu kişilerin de hakları verilmelidir. Bu bir haktır ve tanınmalıdır” dedi.
“BİR YIL FARKLA 17 YIL KAYBEDENLER VAR”
Emeklilikte adalet bekleyenlerin sorunlarını da gündeme taşıyan Ömer Fethi Gürer, 2023 yılında çıkarılan Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinde kademeli emeklilik sisteminin öngörülmemesinin mağduriyetlere yol açtığını söyledi.
Gürer, “2023 yılında EYT yasası çıkarılırken kademeli bir emeklilik düşünülmedi. Seçim süreci öncesinde taşeron işçiler ve EYT konusunda düzenlemelere gidildi ancak alelacele çıkarılan kanunlar önemli mağduriyetler oluşturdu. Emeklilikte adalet arayanlar, seslerini duyurmaya çalışıyor. Biz bu talebi haklı buluyoruz. Bir yıl farkla 17 yılını kaybedenler var. Böylesine bir haksızlığın doğru olmadığını, bu sorunun giderilmesi gerektiğini söylüyoruz. Kademeli emeklilik için bir düzenleme yapılmalı. Bu konuda Meclise kanun teklifleri veriyoruz” diye konuştu.
“YARDIMCI HİZMETLER SINIFININ KADRO HAKKI TANINMALI”
Çalışma yaşamındaki sorunların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulayan Gürer, yardımcı hizmetler sınıfında çalışanların da kadro haklarının tanınmasını istedi.
Ömer Fethi Gürer, “Taşeron işçiler, staj ve çıraklık mağdurları, kademeli emeklilik bekleyenler… Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu kesimlerin taleplerini destekliyoruz. Çalışma yaşamındaki sorunların ortadan kaldırılması gerekiyor. Çalışanlar mutlu olursa verim artar, üretim artar, çalışanların iş yerini sahiplenme duygusu güçlenir. Yardımcı hizmetler sınıfında olanların da kadro hakları tanınmalı ve bu sistemin içine dahil edilmelidir. Tüm çalışanların sürekli işçi olarak, sendikalı ve güvenceli bir sistemde yer alması; esnek ve güvencesiz çalışma modellerinin dışında, haklarını ve özlük haklarını alabildikleri bir çalışma düzeninin oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda yapılacak her türlü düzenlemeye açık destek verdiğimizi ifade ediyoruz” açıklamasında bulundu.
“TOPLUM YARARINA PROGRAMLARDA ÇALIŞANLARIN SORUNLARI DA ÇÖZÜLMELİ”
Ömer Fethi Gürer, toplum yararına programlar kapsamında çalıştırılan kişilerin yaşadığı sorunlara da dikkat çekti.
Bu kapsamda çalışanların sendikal haklar, iş güvencesi ve ücret konularında çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Toplum yararına programlar kapsamında çalıştırılanların da sendika, güvence ve ücret konularında yaşadıkları sorunlar var. Bu sorunların da çözüme kavuşturulması gerekiyor. Çalışma yaşamında herkesin emeğinin karşılığını alabildiği, haklarının korunduğu ve güvenceli biçimde çalışabildiği bir sistem oluşturulmalıdır
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

