Sanatın yalnızca fırça ve boyayla var olduğuna inanmıyorum. Benim boya paletim, doğanın yıllar boyunca sabırla şekillendirdiği deniz kabuklarıdır.
Her deniz kabuğu; kendine özgü rengi, dokusu, çizgisi ve ritmiyle zaten kusursuz bir sanat eseridir. Bu yüzden onları boyamam. Doğanın yarattığı eşsiz estetiğe dokunmak yerine, onları özenle seçer, birbirleriyle kurdukları uyumu keşfeder ve yeni bir kompozisyon içinde yeniden hayat bulmalarını sağlarım.
Ortaya çıkan her eser tek ve özgündür. Benzeri yapılabilir, ancak aynısı asla tekrar edilemez. Çünkü doğada hiçbir deniz kabuğu diğerinin birebir aynısı değildir; her biri kendi hikâyesini, zamanını ve yolculuğunu taşır.
Deniz kabukları benim için yalnızca bir malzeme değil, doğanın sessizce anlattığı hikâyelerin taşıyıcısıdır. Ben ise o hikâyeleri görünür kılan, doğanın sunduğu güzelliği sanatla buluşturan bir anlatıcıyım.
Sanatım denizden doğuyor; doğanın eşsiz izleriyle hayat buluyor.
