YENİ Parti'den Meclis Kapanışına Tepki: Kimden Neyi Saklıyorsunuz?
YENİ Parti'den Meclis Kapanışına Tepki: Kimden Neyi Saklıyorsunuz?
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, kamuoyunda haftalardır tartışılan fon krizinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırılmasının engellendiğini belirterek iktidara sert sözlerle yüklendi. Meclis’te muhalefet partilerinin fon krizine ilişkin araştırma önergeleri görüşülürken AK Parti milletvekillerinin karar yeter sayısı istemesi üzerine yeter sayı sağlanamayınca Genel Kurul’un kapanmasına tepki gösteren Bakırlıoğlu, “Kimden neyi saklıyorsunuz? 850 milyar liralık bir vurgundan, soygundan bahsediliyor. Bunun tartışılması gereken yer Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir” dedi. Bakırlıoğlu, yaşananların “fon krizi” olarak adlandırılmasına da itiraz ederek “Burada yaşanan şey asrın vurgunu, asrın hortumculuğudur
Türkiye kamuoyunun günlerdir, haftalardır fon krizini konuştuğunu belirten YENİ Parti Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, toplumun her kesiminde tartışılan bu konunun asıl tartışılması gereken yerde, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündeme alınmasının engellendiğini söyledi.Bakırlıoğlu, Plan ve Bütçe Komsiyonu’nda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:“Türk kamuoyu günlerden beri, haftalardan beri bir fon krizinden bahsediyor, tartışıyor, her yerde bu tartışılıyor yani bakkala gittiğinizde, kıraathaneye, kahveye gittiğinizde, sokakta, her yerde tartışılan konulardan bir tanesi bu fon krizi. Bu her yerde tartışılıyor ama esas tartışılması gereken, belki de ilk önce tartışılması gereken Türkiye Büyük Millet Meclisinde tartışılamıyor.Bugün gündemde bununla alakalı bütün muhalefet partilerinin araştırma önergeleri vardı fon kriziyle alakalı. Nedenleri, nasıl olduğu, sorumlular kim; bunlar araştırılsın diye araştırma önergeleri verilmişti ancak benim başıma ilk defa geldi, Meclis tarihinde daha önce oldu mu, olmadı mı bilmiyorum, Adalet ve Kalkınma Partisinin milletvekilleri karar yeter sayısı istedi tezkerede ve karar yeter sayısı sağlanamadığı için Meclis kapandı, Genel Kurul kapandı.Benim ilk defa başıma geldi, daha önce oldu mu bilmiyorum yani kimden neyi saklıyorsunuz? Yani 850 milyar liralık bir vurgundan bahsediliyor, soygundan bahsediliyor; tartışılması gereken yer burası. Cumhurbaşkanı ‘Sonuna kadar gideceğiz.’ diyor, bu olay Mecliste tartışılmıyor.Adalet ve Kalkınma Partililerin sıraları bomboş, kimse yok. Ama burada konuşacağız yani bugün konuşmazsak yarın konuşacağız, yarın konuşmazsak ertesi gün konuşacağız, her fırsatta konuşacağız.455 bin tane mağdur var. Peki, borsadaki kayıplarla beraber milyonlarca insanın ki bunların büyük bir çoğunluğu ufak yatırımcı, 10 bin lira, 50 bin lira, 100 bin lira tasarruflarını yatırmışlar ve ellerinde avuçlarında bir şey yok şu anda ve şu anda ciddi bir sıkıntı içerisinde bu insanlar, borçlarını ödeyemiyorlar, kredi kartlarını ödeyemiyorlar.Bize mailler geliyor, size de mutlaka geliyordur ‘Çözün.’ diye. Böylesine büyük bir kriz var ancak bu, Mecliste tartışılmıyor.
“Hisseler şişirildi, fonlar şişirildi, bir saadet zinciri oluşturuldu”
Sermaye piyasalarında manipülasyon yapıldığına dikkat çeken Bakırlıoğlu “Önce hisse senetleri şişirildi, sonra fonlar şişirildi.Hisse senetlerine, her gün içi bomboş olan hisse senetlerine yani çalışanın olmadığı, iki çalışanın olduğu, faaliyetin olmadığı hisse senetlerine her gün tavan tavantavan yaptırıldı. Fonlar katlanmaya başlandı, sonra bu fonlar halka arz edildi.
Bu hisseler 10 kat, 100 kat, bin kat artırıldı, bir saadet zinciri oluşturuldu ve ondan sonra da bu saadet zincirini gören, buradaki sıkıntıyı gören, bizim gibi itiraz edenler, ikaz edenler, uyaranlar oldu.Denetlemesi gereken SPK, BDDK tüm uyarılara kulaklarını tıkadılar, tüm bu olan bitene göz yumdular, görmezden geldiler.En son SPK nihayet bir düzenleme yaptı yani Mehmet Şimşek'in uyarısından on ay sonra bir düzenleme yaptı, bu on ay içerisinde mağduriyet katlandı.Balonun patlayacağını anlayanlar bu düzenlemeden sonra yani bir koyup yüz alanlar, milyarlarca lirayı tokatlayanlar paraları aldılar, kaçtılar ve en sonunda balon patladı.Ardından büyük bir faturayla karşı karşıyayız şu anda: 455 bin tane mağdur yatırımcı, 850 milyar lira, 20 milyar dolar, borsadaki kayıpla beraber bu rakamın 90 milyar dolara çıktığı söyleniyor.‘Asrın felaketi’ dediğiniz deprem felaketinin bu ülkeye maddi maliyeti 100 milyar dolar, fon vurgununun maliyeti 90 milyar dolar” diye konuştu.
Krizin adını doğru koymak gerektiğine dikkat çeken Bakırloğlu şunları söyledi:”Bugün araştırma önergelerinde hep ‘fon krizi’, ‘fon krizi’, buradaki arkadaşlar da ‘fon krizi’ diyor, esasında bu ‘fon krizi’ değil, burada yaşanan şey asrın vurgunu, asrın hortumculuğu.Hortumun ucuna bakıyoruz nereye çıkıyor diye? Hortumun ucu iktidara çıkıyor arkadaşlar.Fon yöneticilerine bakın, CEO'larına bakın, SPK yöneticilerine bakın, vurgunu yapanlara bakın, kimler var?Cumhurbaşkanı danışmanları var, AKP'li bürokratlar var, eski milletvekilleri var, 28 yaşında Adalet ve Kalkınma Partisinin gençlik kollarından genç yaşta milyarlık jete binen, milyarlık uçağa binen, yata binen çocukları var.Adalet Bakanının eski eşi var, eski bakan var, Merkez Bankasının başkan yardımcısı var, bakan evlatları var; var, var, var.İsimlere tek tek girmeye gerek yok, vakit kaybetmeye gerçekten de gerek yok. Eğer isimlere takılacak olursak büyük resmi göremeyiz ve ilerleyemeyiz ama gördüğümüz bir şey var: Bunların hepsi birbiriyle ilişkili büyük bir ağ var ve tüm bu sayılan, kamuoyunda ismi geçen insanlar hepsinin altında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası var arkadaşlar.Bu sistem, bu adına tek kişilik hükûmet sistemi dediğiniz sistem, şöyle anlatılmıştı, Türk halkına dendi ki: Siz bir kişiyi seçeceksiniz, o bir kişi herkesi seçecek.Tüm bu isimlerin altında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ismi vardır, bu işin sorumlusu Cumhurbaşkanı Erdoğan'dır.Bugün yaşananlar aylardır anlattığımız, ifşa ettiğimiz, sizin inşa ettiğiniz kara düzenin sonucudur.Bu asrın yolsuzluğunun sonuçları belki ekonomik olabilir ama nedeni ahlakidir, adını doğru koymak lazım, doğru tespit etmek lazım.Burada ahlaki bir yozlaşma vardır, ahlaki bir çürümeyle karşı karşıyayız yani bu durum Cumhurbaşkanının dediği gibi ‘Nefsine uymuşlar.’ denilerek açıklanamaz.Öyle günah çıkartma hesapları açarak ‘Çaldığını yerine koy.’ denilerek, görmezden gelinerek ‘Ben bakmayacağım.’ diyerek, hele ki, hele ki bu olayın Türkiye Büyük Millet Meclisinde tartışılmasını engellemeye çalışılarak bu işin içinden çıkılmaz arkadaşlar.Merkez Bankası Başkanımız geldi, burada anlattı yani ne diyelim biz Merkez Bankası Başkanına?Arkadaşlar, ortada kurumlar kalmamış, kurumlar, kurallar kalmamış yani Türkiye Büyük Millet Meclisi bile böyle hayati bir konuda kapatılıyorsa ortada kurum falan kalmamıştır, kural kalmamıştır; biz neyi tartışacağız burada?İşte program çalışıyor mu, çalışmıyor mu? Çalışmıyor Sayın Başkan, programınız çalışmıyor.İşte, ‘Enflasyonla mücadelede başarılı mıyız?’Hayır, başarılı değilsiniz.Eğer Hazine Bakanı ‘Elli yedi ay sonra yüzde 30'un altına indirebildik.’ diyorsa enflasyonla alakalı, dünyada en fazla enflasyonun yaşandığı 5'inci ülkeysek aylardan beri, yıllardan beri, jeopolitik risklerden bahsediyorsunuz, savaştan bahsediyorsunuz, eğer savaşan iki ülke Rusya ile Ukrayna'nın enflasyonunun toplamı bizim enflasyonumuzun üçte 1'i ediyorsa kusura bakmayın, enflasyonla mücadelede başarılı değilsiniz.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

