,, ,

Yapay Zekâ Dünyasında Emsal Karar: ABD Temyiz Mahkemesi 'Adil Kullanım'ı Reddetti

Dünya 30.09.2026 - 14:20, Güncelleme: 30.09.2026 - 14:20 607 kez okundu.
 

Yapay Zekâ Dünyasında Emsal Karar: ABD Temyiz Mahkemesi 'Adil Kullanım'ı Reddetti

ABD Üçüncü Daire Temyiz Mahkemesi, Ross Intelligence’ın Thomson Reuters’a ait Westlaw platformundaki telifli editoryal verileri izinsiz kullanarak yapay zekâ modeli eğitmesini 'adil kullanım' (fair use) kapsamında değerlendirmeyerek alt mahkemenin kararını onadı.
ABD Üçüncü Daire Temyiz Mahkemesi, bir yapay zekâ girişiminin eğitim verisi oluşturmak amacıyla telif hakkıyla korunan materyalleri kopyalamasının 'adil kullanım' (fair use) kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verdi. Thomson Reuters'ın Westlaw platformundaki editoryal özetleri izinsiz kullanarak rakip bir arama motoru geliştirdiği iddiasıyla Ross Intelligence'a karşı açtığı davada, alt mahkemenin verdiği karar onandı. RIAA ve NMPA gibi kuruluşlar mahkemeye sundukları görüşte, telifli eserlerle eğitilen yapay zekâ modellerinin orijinal eserle rekabet etmesinin adil kullanım olarak kabul edilemeyeceğini savundu. Tamika Montgomery-Reeves, Luis Felipe Restrepo ve Emil Bove tarafından verilen kararın gerekçesinin, taraflara yapılacak düzenlemelerin ardından kamuoyuna açıklanması bekleniyor. Bu hukuki süreç, yapay zekâ şirketlerinin eğitim modellerinde telifli içerik kullanımına yönelik emsal teşkil etmesi nedeniyle önem taşıyor. Dava sürecine dahil olan müzik endüstrisi temsilcileri, yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde telifli eserlerin izinsiz kopyalanmasının, insan üretimi sanatın yerini alan ve telif gelirlerini azaltan bir rekabet ortamı yarattığını vurguladı. Bu kuruluşlar, yapay zekâ şirketlerinin mahkeme salonlarında adil kullanım savunması yaparken, piyasada ise telifli içerik sahipleriyle lisans anlaşmaları imzalayarak çelişkili bir tutum sergilediklerini belirtti. Mahkemenin vardığı sonuç, yapay zekâ teknolojilerinin telifli materyallerle eğitilerek bu materyallerle doğrudan rekabet etmesinin hukuki sınırlarını belirleyen önemli bir emsal oluşturuyor. Ancak bu karar, müzik sektöründeki diğer yapay zekâ platformlarına karşı yürütülen farklı davalardaki adil kullanım tartışmalarını doğrudan sonuçlandırmıyor; zira mevcut dava, içerik üreten üretken yapay zekâ sistemlerinden ziyade, mevcut verileri sunan arama araçlarına odaklanıyor. Mahkeme heyeti, kararın gerekçesini içeren metni gizlilik kaydıyla dosyaya ekledi. Bu belgenin kamuoyuyla paylaşılması için taraflara, metin üzerinde gerekli düzenlemeleri yapmaları adına belirli bir süre tanındı. Söz konusu hukuki görüş, emsal niteliği taşıması sebebiyle bölge mahkemeleri üzerinde bağlayıcı bir etkiye sahip olacak. Dava sürecine, müzik ve film sektöründen dev medya kuruluşları da ortak bir görüş bildirerek destek verdi. Bu katılım, yapay zekâ teknolojilerinin telifli içeriklerle eğitilmesine karşı sektörler arası ortak bir duruş sergilendiğini gösteriyor. Mahkemenin bu yaklaşımı, teknolojik gelişmelerin hızına rağmen telif haklarının korunması konusundaki hukuki kararlılığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Dava sürecinde sunulan görüşlerde, yapay zekâ sistemlerinin internet üzerindeki telifli müzik eserlerini neredeyse tamamen kopyalayarak eğitildiği ve bu durumun dijital platformlarda insan üretimi eserlerin yerini alan yapay içeriklerin hızla çoğalmasına yol açtığı ifade edildi. Bu teknolojik dönüşümün, sanatçıların kendi eserlerinin piyasadaki değerini düşürdüğü ve telif gelirlerinin yapay içeriklere kaymasıyla yaratıcı teşviklerin zayıfladığı savunuldu. Ayrıca, yapay zekâ şirketlerinin mahkeme süreçlerinde lisanslama pazarının var olmadığını iddia etmelerine rağmen, piyasada büyük müzik şirketleriyle çeşitli lisans anlaşmaları imzalayarak bu pazarın gerekliliğini fiilen kabul ettikleri vurgulandı. Bu çelişkili yaklaşım, telif hakları savunucuları tarafından hukuki süreçlerdeki argümanların tutarsızlığı olarak nitelendirildi. Dava sürecinde öne çıkan bir diğer husus, yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde kullanılan verilerin kapsamı ile ilgilidir. İlgili kuruluşlar, bu modellerin internet üzerindeki nitelikli tüm içerikleri kopyalayarak eğitildiğini ve bu durumun dijital platformlarda insan üretimi eserlerin yerini alan yapay içeriklerin hızla çoğalmasına yol açtığını ifade etmiştir. Kaynak: Music Business Worldwide
ABD Üçüncü Daire Temyiz Mahkemesi, Ross Intelligence’ın Thomson Reuters’a ait Westlaw platformundaki telifli editoryal verileri izinsiz kullanarak yapay zekâ modeli eğitmesini 'adil kullanım' (fair use) kapsamında değerlendirmeyerek alt mahkemenin kararını onadı.

ABD Üçüncü Daire Temyiz Mahkemesi, bir yapay zekâ girişiminin eğitim verisi oluşturmak amacıyla telif hakkıyla korunan materyalleri kopyalamasının 'adil kullanım' (fair use) kapsamında değerlendirilemeyeceğine karar verdi. Thomson Reuters'ın Westlaw platformundaki editoryal özetleri izinsiz kullanarak rakip bir arama motoru geliştirdiği iddiasıyla Ross Intelligence'a karşı açtığı davada, alt mahkemenin verdiği karar onandı. RIAA ve NMPA gibi kuruluşlar mahkemeye sundukları görüşte, telifli eserlerle eğitilen yapay zekâ modellerinin orijinal eserle rekabet etmesinin adil kullanım olarak kabul edilemeyeceğini savundu. Tamika Montgomery-Reeves, Luis Felipe Restrepo ve Emil Bove tarafından verilen kararın gerekçesinin, taraflara yapılacak düzenlemelerin ardından kamuoyuna açıklanması bekleniyor. Bu hukuki süreç, yapay zekâ şirketlerinin eğitim modellerinde telifli içerik kullanımına yönelik emsal teşkil etmesi nedeniyle önem taşıyor.

Dava sürecine dahil olan müzik endüstrisi temsilcileri, yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde telifli eserlerin izinsiz kopyalanmasının, insan üretimi sanatın yerini alan ve telif gelirlerini azaltan bir rekabet ortamı yarattığını vurguladı. Bu kuruluşlar, yapay zekâ şirketlerinin mahkeme salonlarında adil kullanım savunması yaparken, piyasada ise telifli içerik sahipleriyle lisans anlaşmaları imzalayarak çelişkili bir tutum sergilediklerini belirtti. Mahkemenin vardığı sonuç, yapay zekâ teknolojilerinin telifli materyallerle eğitilerek bu materyallerle doğrudan rekabet etmesinin hukuki sınırlarını belirleyen önemli bir emsal oluşturuyor. Ancak bu karar, müzik sektöründeki diğer yapay zekâ platformlarına karşı yürütülen farklı davalardaki adil kullanım tartışmalarını doğrudan sonuçlandırmıyor; zira mevcut dava, içerik üreten üretken yapay zekâ sistemlerinden ziyade, mevcut verileri sunan arama araçlarına odaklanıyor.

Mahkeme heyeti, kararın gerekçesini içeren metni gizlilik kaydıyla dosyaya ekledi. Bu belgenin kamuoyuyla paylaşılması için taraflara, metin üzerinde gerekli düzenlemeleri yapmaları adına belirli bir süre tanındı. Söz konusu hukuki görüş, emsal niteliği taşıması sebebiyle bölge mahkemeleri üzerinde bağlayıcı bir etkiye sahip olacak. Dava sürecine, müzik ve film sektöründen dev medya kuruluşları da ortak bir görüş bildirerek destek verdi. Bu katılım, yapay zekâ teknolojilerinin telifli içeriklerle eğitilmesine karşı sektörler arası ortak bir duruş sergilendiğini gösteriyor. Mahkemenin bu yaklaşımı, teknolojik gelişmelerin hızına rağmen telif haklarının korunması konusundaki hukuki kararlılığın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Dava sürecinde sunulan görüşlerde, yapay zekâ sistemlerinin internet üzerindeki telifli müzik eserlerini neredeyse tamamen kopyalayarak eğitildiği ve bu durumun dijital platformlarda insan üretimi eserlerin yerini alan yapay içeriklerin hızla çoğalmasına yol açtığı ifade edildi. Bu teknolojik dönüşümün, sanatçıların kendi eserlerinin piyasadaki değerini düşürdüğü ve telif gelirlerinin yapay içeriklere kaymasıyla yaratıcı teşviklerin zayıfladığı savunuldu. Ayrıca, yapay zekâ şirketlerinin mahkeme süreçlerinde lisanslama pazarının var olmadığını iddia etmelerine rağmen, piyasada büyük müzik şirketleriyle çeşitli lisans anlaşmaları imzalayarak bu pazarın gerekliliğini fiilen kabul ettikleri vurgulandı. Bu çelişkili yaklaşım, telif hakları savunucuları tarafından hukuki süreçlerdeki argümanların tutarsızlığı olarak nitelendirildi.

Dava sürecinde öne çıkan bir diğer husus, yapay zekâ modellerinin eğitilmesinde kullanılan verilerin kapsamı ile ilgilidir. İlgili kuruluşlar, bu modellerin internet üzerindeki nitelikli tüm içerikleri kopyalayarak eğitildiğini ve bu durumun dijital platformlarda insan üretimi eserlerin yerini alan yapay içeriklerin hızla çoğalmasına yol açtığını ifade etmiştir.

Kaynak: Music Business Worldwide

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve newsfindy.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.