,, ,

İki Büyük Sahne Tek Sanat Tutkusu: İDOB AKM Ve Süreyya Opera Sahnesi'nde Seyirciyle Buluşuyor!

Magazin 10.09.2026 - 09:41, Güncelleme: 10.09.2026 - 09:41 105 kez okundu.
 

İki Büyük Sahne Tek Sanat Tutkusu: İDOB AKM Ve Süreyya Opera Sahnesi'nde Seyirciyle Buluşuyor!

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 2026–2027 sanat sezonunun kapılarını insanlığın birlik, kardeşlik ve barış ideallerini simgeleyen evrensel bir başyapıt eşliğinde aralamaya hazırlanıyor. Müziğin birleştirici ile dönüştürücü gücünü ön plana çıkaran İDOB, yeni sezonda hem ulusal hem de uluslararası alanda büyük ses getirecek nitelikli projelere imza atmayı amaçlıyor.
Yeni sanat sezonunun ilk notaları, insanlığın ortak duygularını ve umutlarını yüzyıllardır yaşatan bir başyapıtla yükseliyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 2026–2027 sanat sezonunun kapılarını birlik, kardeşlik ve barış idealini yücelterek insanlığın ortak sesine dönüşen bu evrensel mesajla aralarken, yeni sezonu müziğin birleştirici ve dönüştürücü gücüyle karşılıyor. Eser, 19 Eylül’deki  Sezon Açılış Konseri’nin ardından, 23 Eylül’de bir kez daha Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu’nda seslendirilecek. İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü izleyiciyle buluşturma hedefiyle yeni sezona hazırlanıyor. İDOB, yeni sezonda da Türkiye’nin yanı sıra uluslararası alanda ses getirecek projelere imza atmayı hedefliyor. İDOB, yeni sezonda Türk bestecilerin özgün eserlerinden dünya opera ve bale repertuvarının seçkin klasiklerine uzanan zengin programıyla, farklı dönem ve kültürlerin değerli yapıtlarını Atatürk Kültür Merkezi ve Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşturuyor. Prömiyerler; Afife;Modern bale prodüksiyonu “Afife”, 10 Ekim 2026’da prömiyer yapıyor…Afife, yalnızca bir modern bale gösterisi değil; tutkuyu, özgürlüğü ve sahnede var olma cesaretini anlatan büyüleyici bir yolculuk. Zarafetin ve gücün aynı bedende buluştuğu bu etkileyici eser, izleyiciyi Afife’nin dünyasına davet ediyor. Eserin bestecisi Turgay Erdener. Eserin libretto ve koreografisi Beyhan Murphy imzalı. Rüzgar Ağacı: Günümüzün dikkat çeken koreograflarından Fernando Melo’nun 2023’te DanishDanceTheatre için yarattığı Rüzgâr Ağacı (LeaningTree), İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) İstanbul Tiyatro Festivali ve ortak yapımı olarak yeniden hayat buluyor. Melo’nun İDOB bünyesindeki çağdaş dans topluluğu MDTistanbul’un dansçı kadrosuyla yeniden sahneye taşıdığı koreografinin müziği SigneLykke imzalı. Prömiyer tarihi 24 Ekim 2026. Palto; Nikolay Gogol’ün dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alan aynı adlı öyküsünden esinlenen “Palto” operası, Selman Ada’nın müziği ve Tarık Günersel’in librettosuyla sahneye taşınıyor. Sıradan bir devlet memuru olan AkakiAkakiyeviç’in yeni bir palto etrafında şekillenen trajikomik hikâyesi; yalnızlık, bürokrasi, toplumsal eşitsizlik ve insan onuru üzerine çarpıcı bir anlatıya dönüşüyor. Eser Caner Akın rejisi ile Şubat 2027’de sahnede olacak. Üç Bale; İstanbul Devlet Opera ve Balesi, bale sanatının farklı dönem ve estetik yaklaşımlarını bir araya getiren özel bir programla üç ayrı koreografik dünyayı aynı sahnede buluşturuyor: Serenade, Circle of Fifths, Köçekçe: Bir Rapsodi.Eser Mart 2027’de sanatseverlere sunulacak. Kayıp Oyuncak;Ebru Cansız’ın koreografisi ve hikâyesiyle hayata geçecek olan çocuk balesi, dansçı olma hayali kuran küçük bir çocuğun, kentin gündelik yaşamından hayal gücünün sınırsız dünyasına uzanan düşsel yolculuğunu sahneye taşıyor; dans, müzik ve animasyonu bir araya getirerek çocukları ve aileleri, balenin ve sahne sanatlarının büyülü dünyasını keşfetmeye davet ediyor. Eser, Nisan 2027’de prömiyer yapıyor. Sessizlik;MDTistanbul’un yeni prodüksiyonu, sözcüklerin sustuğu yerde bedenin anlattığı hikâyelere odaklanıyor.“Konuşmadığımız zamanlarda içimizdeki sessizlik neler anlatır?” sorusundan yola çıkan modern dans yapımı, insanın farklı durumlar karşısında verdiği fiziksel ve içgüdüsel tepkileri hareket üzerinden ele alıyor.Portekiz’den RosanaRibeiro, Brezilya’dan GustavoGomes ve İsviçre’den İhsan Rüstem’in üç farklı koreografisi, bedenin duygu, düşünce ve karşılaşmalar karşısındaki değişimini farklı hareket dilleriyle Mayıs 2027’de sahneye taşıyor. Turandot; Giacomo Puccini’nin görkemli eseri Turandotoperası , izleyiciyi efsanelerle örülü kadim Pekin’e davet ediyor. Puccini’nin renkli ve görkemli orkestra dili, dramatik gerilimi yükselten geniş ölçekli koro bölümleri ve “Nessundorma” başta olmak üzere opera tarihinin unutulmaz aryalarıyla Turandot, aşkın en katı kalpleri bile dönüştürebilen gücünü anlatan çarpıcı bir başyapıt olarak sanatseverlerle buluşacak. Eser, Mayıs 2027’de Roberto Catalano rejisi ile prömiyer yapacak. 2026–2027 sanat sezonunda İstanbul Devlet Opera ve Balesi, opera ve bale sanatının farklı dönemlerini, anlatım biçimlerini ve müzikal dünyalarını buluşturan zengin bir repertuvarla sanatseverlerle buluşuyor; Repertuvardaki Diğer Eserlerden Kısa Kısa… OPERA: Saraydan Kız Kaçırma – Mozart’ın zarif müziği ve mizahıyla şekillenen eser, aşkın ve özgürlüğün peşinde sürüklenen eğlenceli bir kaçış hikâyesini sahneye taşıyor. Lucia diLammermoor – Donizetti’nin güçlü melodileriyle hayat bulan eser, aşk, aile baskısı ve trajedi arasında sıkışan Lucia’nın yürek burkan hikâyesini anlatıyor. Edusa – GüldiyarTanrıdağlıbestesi ve İskender Pala librettosu ile , Türk opera repertuvarının seçkin eserlerinden Edusa, Anadolu'nun binlerce yıllık hafızasının sahneye taşınan yankısı olarak hayat buluyor. Faust – Gounod’nun unutulmaz operası Faust, gençlik ve tutku uğruna yapılan bir anlaşmanın insan ruhunda açtığı derin yaraları gözler önüne seriyor. Tehlikeli Oyun –Mesruh Savaş’ın bestesi ile, çağdaş opera anlayışının örneklerinden Tehlikeli Oyun, iki insanın kapalı bir mekânda yüzleşmesi üzerinden suç, vicdan ve insan psikolojisini sorguluyor. Deli Dumrul –Çetin Işıközlü’nün eseri, Dede Korkut’un ölümsüz hikâyesinden ilham alan Deli Dumrul, yaşam, ölüm, aşk ve insanın kaderi üzerine destansı bir anlatı kuruyor. Falstaff – Verdi’nin son operası Falstaff, zekâ, mizah ve entrikayla örülü hikâyesiyle opera sahnesine neşeli ve hareketli bir soluk getiriyor. Uçan Hollandalı – Wagner’in görkemli eseri Uçan Hollandalı, sonsuz lanetten kurtuluşu arayan bir denizcinin aşk ve sadakatle sınanan destansı hikâyesini anlatıyor. Kötülüğün Döngüsü – İnsan doğasındaki karanlık yönleri mercek altına alan Kötülüğün Döngüsü, kötülüğün nasıl doğduğunu ve nesilden nesile nasıl aktarıldığını sorguluyor. Gilgameş – Ahmed Adnan Saygun’un kültürler arasında köprü olma işlevini taşıdığı ve ana yurdunun düşünce dünyasını, kavramsal bir çerçeve içinde yorumladığı yapıtlarından olan epik dram, Doğu’nun ezgiselliği ile Batı’nın çok sesliliğinin iç içe geçmiş hali. La Traviata – Verdi’nin başyapıtı La Traviata, aşk ile toplumun katı kuralları arasında kalan Violetta’nın dokunaklı ve unutulmaz hikâyesini anlatıyor. BALE: Romeo ve Juliet -  Shakespeare’in klasik aşk trajedisi Prokofyev’in eşsiz müziğiyle balede yeniden hayat buluyor. Bale repertuvarında, dramatik içerik ile koreografik ifadeyi bu denli ustalıkla birleştirebilen eserlerin sayısı oldukça sınırlıdır ve Romeo ve Juliet, bu açıdan özel bir yerde konumlanır. Momentum - Çağdaş Dansa Dört Farklı Vizyon…4 farklı neoklasik ve modern bale koreografisinden oluşan Momentum’da, “Unison”, “Interwoven”, “Kurgu” ve “Köçekçe: Bir Rapsodi” adlı koreografiler sunuluyor. Giselle - Besteci Adolphe Adam’ın müziği eşliğinde Jean Coralli-Jules Perrot-MariusPetipa’nın muhteşem koreografisiyle hayat buluyor. Kırsal yaşamın sıradışı dünyasını ve aşkın yüceliğini işleyen bu başyapıt, romantik bale repertuarının en değerli eserlerinden. MODERN DANS: Deliriyum-Dijitalleşmenin ve sosyal medyanın insan bedeni ve kimliği üzerindeki etkilerini konu alıyor. Pinokyo.exe - “Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla”, Carlo Collodi’nin klasik hikâyesini teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden kurguluyor. Dans Adrenalin - enerjisi ve heyecanıyla izleyiciyi sahnenin içine çeken dinamik gösteride Türk ve yabancı koreografların eserleri yer alıyor. ÇOCUK OPERASI Külkedisi- GioacchinoRossini’nin müziğindeki evrensel dil ile Külkedisi masalı, büyüleyici bir çocuk operası olarak sahneye taşınıyor. Küçük Prens-Antoine de Saint-Exupéry’nin eserinden uyarlanan, müziği Ahmet Sait Karabulut’a ait Küçük Prens, bir çocuğun gözünden hayal, dostluk, sorumluluk ve sevginin anlamını anlatıyor. İDOB ayrıca, yeni sezonda “Ulusal Müziğimiz”, “MusicaPoetica”, “Opera Studio” ve “Tarihin İzinde” konser serileriyle müziğin farklı dönem ve yorumlarını sanatseverlerle buluşturarak, zengin ve nitelikli bir konser deneyimi de sunmaya hazırlanıyor.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 2026–2027 sanat sezonunun kapılarını insanlığın birlik, kardeşlik ve barış ideallerini simgeleyen evrensel bir başyapıt eşliğinde aralamaya hazırlanıyor. Müziğin birleştirici ile dönüştürücü gücünü ön plana çıkaran İDOB, yeni sezonda hem ulusal hem de uluslararası alanda büyük ses getirecek nitelikli projelere imza atmayı amaçlıyor.

Yeni sanat sezonunun ilk notaları, insanlığın ortak duygularını ve umutlarını yüzyıllardır yaşatan bir başyapıtla yükseliyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 2026–2027 sanat sezonunun kapılarını birlik, kardeşlik ve barış idealini yücelterek insanlığın ortak sesine dönüşen bu evrensel mesajla aralarken, yeni sezonu müziğin birleştirici ve dönüştürücü gücüyle karşılıyor. Eser, 19 Eylül’deki  Sezon Açılış Konseri’nin ardından, 23 Eylül’de bir kez daha Atatürk Kültür Merkezi – Türk Telekom Opera Salonu’nda seslendirilecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü izleyiciyle buluşturma hedefiyle yeni sezona hazırlanıyor. İDOB, yeni sezonda da Türkiye’nin yanı sıra uluslararası alanda ses getirecek projelere imza atmayı hedefliyor.

İDOB, yeni sezonda Türk bestecilerin özgün eserlerinden dünya opera ve bale repertuvarının seçkin klasiklerine uzanan zengin programıyla, farklı dönem ve kültürlerin değerli yapıtlarını Atatürk Kültür Merkezi ve Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde sanatseverlerle buluşturuyor.

Prömiyerler;

Afife;Modern bale prodüksiyonu “Afife”, 10 Ekim 2026’da prömiyer yapıyor…Afife, yalnızca bir modern bale gösterisi değil; tutkuyu, özgürlüğü ve sahnede var olma cesaretini anlatan büyüleyici bir yolculuk. Zarafetin ve gücün aynı bedende buluştuğu bu etkileyici eser, izleyiciyi Afife’nin dünyasına davet ediyor. Eserin bestecisi Turgay Erdener. Eserin libretto ve koreografisi Beyhan Murphy imzalı.

Rüzgar Ağacı: Günümüzün dikkat çeken koreograflarından Fernando Melo’nun 2023’te DanishDanceTheatre için yarattığı Rüzgâr Ağacı (LeaningTree), İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) İstanbul Tiyatro Festivali ve ortak yapımı olarak yeniden hayat buluyor. Melo’nun İDOB bünyesindeki çağdaş dans topluluğu MDTistanbul’un dansçı kadrosuyla yeniden sahneye taşıdığı koreografinin müziği SigneLykke imzalı. Prömiyer tarihi 24 Ekim 2026.

Palto; Nikolay Gogol’ün dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alan aynı adlı öyküsünden esinlenen “Palto” operası, Selman Ada’nın müziği ve Tarık Günersel’in librettosuyla sahneye taşınıyor. Sıradan bir devlet memuru olan AkakiAkakiyeviç’in yeni bir palto etrafında şekillenen trajikomik hikâyesi; yalnızlık, bürokrasi, toplumsal eşitsizlik ve insan onuru üzerine çarpıcı bir anlatıya dönüşüyor. Eser Caner Akın rejisi ile Şubat 2027’de sahnede olacak.

Üç Bale; İstanbul Devlet Opera ve Balesi, bale sanatının farklı dönem ve estetik yaklaşımlarını bir araya getiren özel bir programla üç ayrı koreografik dünyayı aynı sahnede buluşturuyor: Serenade, Circle of Fifths, Köçekçe: Bir Rapsodi.Eser Mart 2027’de sanatseverlere sunulacak.

Kayıp Oyuncak;Ebru Cansız’ın koreografisi ve hikâyesiyle hayata geçecek olan çocuk balesi, dansçı olma hayali kuran küçük bir çocuğun, kentin gündelik yaşamından hayal gücünün sınırsız dünyasına uzanan düşsel yolculuğunu sahneye taşıyor; dans, müzik ve animasyonu bir araya getirerek çocukları ve aileleri, balenin ve sahne sanatlarının büyülü dünyasını keşfetmeye davet ediyor. Eser, Nisan 2027’de prömiyer yapıyor.

Sessizlik;MDTistanbul’un yeni prodüksiyonu, sözcüklerin sustuğu yerde bedenin anlattığı hikâyelere odaklanıyor.“Konuşmadığımız zamanlarda içimizdeki sessizlik neler anlatır?” sorusundan yola çıkan modern dans yapımı, insanın farklı durumlar karşısında verdiği fiziksel ve içgüdüsel tepkileri hareket üzerinden ele alıyor.Portekiz’den RosanaRibeiro, Brezilya’dan GustavoGomes ve İsviçre’den İhsan Rüstem’in üç farklı koreografisi, bedenin duygu, düşünce ve karşılaşmalar karşısındaki değişimini farklı hareket dilleriyle Mayıs 2027’de sahneye taşıyor.

Turandot; Giacomo Puccini’nin görkemli eseri Turandotoperası , izleyiciyi efsanelerle örülü kadim Pekin’e davet ediyor. Puccini’nin renkli ve görkemli orkestra dili, dramatik gerilimi yükselten geniş ölçekli koro bölümleri ve “Nessundorma” başta olmak üzere opera tarihinin unutulmaz aryalarıyla Turandot, aşkın en katı kalpleri bile dönüştürebilen gücünü anlatan çarpıcı bir başyapıt olarak sanatseverlerle buluşacak. Eser, Mayıs 2027’de Roberto Catalano rejisi ile prömiyer yapacak.

2026–2027 sanat sezonunda İstanbul Devlet Opera ve Balesi, opera ve bale sanatının farklı dönemlerini, anlatım biçimlerini ve müzikal dünyalarını buluşturan zengin bir repertuvarla sanatseverlerle buluşuyor; Repertuvardaki Diğer Eserlerden Kısa Kısa…

OPERA:

Saraydan Kız Kaçırma – Mozart’ın zarif müziği ve mizahıyla şekillenen eser, aşkın ve özgürlüğün peşinde sürüklenen eğlenceli bir kaçış hikâyesini sahneye taşıyor.

Lucia diLammermoor – Donizetti’nin güçlü melodileriyle hayat bulan eser, aşk, aile baskısı ve trajedi arasında sıkışan Lucia’nın yürek burkan hikâyesini anlatıyor.

Edusa – GüldiyarTanrıdağlıbestesi ve İskender Pala librettosu ile , Türk opera repertuvarının seçkin eserlerinden Edusa, Anadolu'nun binlerce yıllık hafızasının sahneye taşınan yankısı olarak hayat buluyor.

Faust – Gounod’nun unutulmaz operası Faust, gençlik ve tutku uğruna yapılan bir anlaşmanın insan ruhunda açtığı derin yaraları gözler önüne seriyor.

Tehlikeli Oyun –Mesruh Savaş’ın bestesi ile, çağdaş opera anlayışının örneklerinden Tehlikeli Oyun, iki insanın kapalı bir mekânda yüzleşmesi üzerinden suç, vicdan ve insan psikolojisini sorguluyor.

Deli Dumrul –Çetin Işıközlü’nün eseri, Dede Korkut’un ölümsüz hikâyesinden ilham alan Deli Dumrul, yaşam, ölüm, aşk ve insanın kaderi üzerine destansı bir anlatı kuruyor.

Falstaff – Verdi’nin son operası Falstaff, zekâ, mizah ve entrikayla örülü hikâyesiyle opera sahnesine neşeli ve hareketli bir soluk getiriyor.

Uçan Hollandalı – Wagner’in görkemli eseri Uçan Hollandalı, sonsuz lanetten kurtuluşu arayan bir denizcinin aşk ve sadakatle sınanan destansı hikâyesini anlatıyor.

Kötülüğün Döngüsü – İnsan doğasındaki karanlık yönleri mercek altına alan Kötülüğün Döngüsü, kötülüğün nasıl doğduğunu ve nesilden nesile nasıl aktarıldığını sorguluyor.

Gilgameş – Ahmed Adnan Saygun’un kültürler arasında köprü olma işlevini taşıdığı ve ana yurdunun düşünce dünyasını, kavramsal bir çerçeve içinde yorumladığı yapıtlarından olan epik dram, Doğu’nun ezgiselliği ile Batı’nın çok sesliliğinin iç içe geçmiş hali.

La Traviata – Verdi’nin başyapıtı La Traviata, aşk ile toplumun katı kuralları arasında kalan Violetta’nın dokunaklı ve unutulmaz hikâyesini anlatıyor.

BALE:

Romeo ve Juliet -  Shakespeare’in klasik aşk trajedisi Prokofyev’in eşsiz müziğiyle balede yeniden hayat buluyor. Bale repertuvarında, dramatik içerik ile koreografik ifadeyi bu denli ustalıkla birleştirebilen eserlerin sayısı oldukça sınırlıdır ve Romeo ve Juliet, bu açıdan özel bir yerde konumlanır.

Momentum - Çağdaş Dansa Dört Farklı Vizyon…4 farklı neoklasik ve modern bale koreografisinden oluşan Momentum’da, “Unison”, “Interwoven”, “Kurgu” ve “Köçekçe: Bir Rapsodi” adlı koreografiler sunuluyor.

Giselle - Besteci Adolphe Adam’ın müziği eşliğinde Jean Coralli-Jules Perrot-MariusPetipa’nın muhteşem koreografisiyle hayat buluyor. Kırsal yaşamın sıradışı dünyasını ve aşkın yüceliğini işleyen bu başyapıt, romantik bale repertuarının en değerli eserlerinden.

MODERN DANS:

Deliriyum-Dijitalleşmenin ve sosyal medyanın insan bedeni ve kimliği üzerindeki etkilerini konu alıyor.

Pinokyo.exe - “Pinokyo.exe: Çarpık Zamanlar için Bir Kukla”, Carlo Collodi’nin klasik hikâyesini teknolojik, gölgeli ve çağdaş bir dünyada yeniden kurguluyor.

Dans Adrenalin - enerjisi ve heyecanıyla izleyiciyi sahnenin içine çeken dinamik gösteride Türk ve yabancı koreografların eserleri yer alıyor.

ÇOCUK OPERASI

Külkedisi- GioacchinoRossini’nin müziğindeki evrensel dil ile Külkedisi masalı, büyüleyici bir çocuk operası olarak sahneye taşınıyor.

Küçük Prens-Antoine de Saint-Exupéry’nin eserinden uyarlanan, müziği Ahmet Sait Karabulut’a ait Küçük Prens, bir çocuğun gözünden hayal, dostluk, sorumluluk ve sevginin anlamını anlatıyor.

İDOB ayrıca, yeni sezonda “Ulusal Müziğimiz”, “MusicaPoetica”, “Opera Studio” ve “Tarihin İzinde” konser serileriyle müziğin farklı dönem ve yorumlarını sanatseverlerle buluşturarak, zengin ve nitelikli bir konser deneyimi de sunmaya hazırlanıyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve newsfindy.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.