,, ,

70-80 Yaşında Dedeleri Nineleri Torununun, Çocuğunun Yüzüne Bakamayacak Hale Getirenler Onlar

Siyaset 06.03.2026 - 09:49, Güncelleme: 06.03.2026 - 09:59 227 kez okundu.
 

70-80 Yaşında Dedeleri Nineleri Torununun, Çocuğunun Yüzüne Bakamayacak Hale Getirenler Onlar

Ağbaba: Emekliler siz bağırmadığınız sürece sesinizi çıkarmadığınız sürece birileri lüks iftar sofralarında iftar açmaya devam edecek. İsmini duymadığınız aklınızdan geçmeyen ömrünüzde görmediğiniz yemeklerle iftar açmaya devam edecekler siz de bir kuru ekmeğe talim edeceksiniz.
81 ilde binlerce emekli ile anket yaptık Emeklilerle 81 ilin katılımıyla haftalarca süren büyük bir anket gerçekleştirdik. Toplam 12 soru sorduk. On binden fazla kişinin katıldığı bu anketin sonuçları içler acısı. Emeklinin durumunu gözler önüne seriyor. Ankete katılan emeklilerin neredeyse yarısı en düşük emekli maaşı olan 20 bin tl alıyor. Emekliler yüzde 12’si son 6 ayda öğün atlamak zorunda kaldı, yüzde 32’si daha ucuz ve sağlıksız gıdaya yönelmek zorunda kaldı. Yüzde 25’i ısınmayı kıstı, yüzde 30’u ise borç aldı. Bugün emekliler, hayatlarını sürdürebilmek için temel ihtiyaçlarından bile feragat etmek zorunda bırakılıyor. emeklilerimize maaşını en çok hangi kalemlere harcıyorsunuz diye sorduk. Emeklilerin yüzde 48’i gıdaya, yüzde 26’sı kiraya, yüzde 22’si faturalara ve yüzde 2’si sağlığa harcadığını ifade etti. emeklilerin yüzde 89’u ay sonunu getiremiyor! Emeklinin yüzde 8,9’u ise ay sonunu bazen getirebiliyor. emekli olmak yetmez çalışmaya devam! Emeklilerin yüzde 44,5’i emekli olduğu halde çalışmaya devam ediyor. Yüzde 26’sı ise iş arıyor. Artık bir vatandaş emekli olduğunda eskisi gibi kendisine ait bir evi, arabası yok! Kira ödemeye, geçim sağlamaya devam ediyor. türkiye’de borcu olmayan vatandaş yok! Emekli, asgari ücretli, beyaz yaka, mavi yaka herkes borçlu! Emeklilerin yüzde 83’ünün bankalara veya çevresine borcu var. emeklilerin neredeyse yarısı çocuklarından veya yakınlarından destek ile geçiniyor! Ankete katılan emeklilerin yüzde 49’u çocukları veya yakınlarından destek alıyor. emeklilerin yüzde 51’i ayda bir, yüzde 15’i haftada bir ve yüzde 33’ü hiç et tüketemiyor. Emeklikler protein tüketemiyor. Protein eksiklerinden emeklinin fişinde et, tavuk, balık yok. Marketten eli boş çıkıyor. Emeklilerin kan tahlillerinde demir eksikliği üst seviyede. Emekli tatili unuttu köyüne bile gidemiyor! Yüzde 52,7’si hiç tatile çıkmıyor. Ankara’dan malatya’ya en ucuz otobüs bileti 1300 tl. Bir kendisine bir eşine bilet alsa 2600 tl. Gidiş dönüş 5200 tl. Yüzde 32,4’ü 10 yıldır, yüzde 14’ü ise 2 yıldır tatile gitmiyor. Yüzde 80’i lokantada hiç yemek yiyemiyor. Yüzde 17’si ise sadece ayda 1 kez dışarıda yemek yiyebiliyor. Emeklilerin Yüzde 56’sı umutsuz, Yüzde 26’sı görmezden gelinmiş, Yüzde 16’sı ise kendini yük gibi hissediyor. Tatile çıkamıyor, lokantaya gidemiyor hatta beslenemiyor. Bu yaşamak değil hayatta kalmak. Bunlar veriler sadece rakamdan ibaret değil bunlar yoksulluk, geçimsizlik, çaresizlik! Gelin bayram ikramiyesine bir de pide hesabından bakalım Geçen sene bayram ikramiyesi olan 4000 tl ile bir pide hesabı yapalım! Geçen sene 250 gram ramazan pidesi 20 tl Bu sene aynı pide 25 tl, biraz daha büyük bir pide almak isterseniz 50 tl. Geçen sene bayram ikramiyesi ile 200 pide alınabilirken bu sene 160 tane alınıyor. Emeklinin masasından 40 tane ramazan pidesini çaldınız! Altınını çaldınız yetmedi masasındaki ekmeğe de göz diktiniz.   Emekliler meclisteki iftarı rüyasında göremez!   Buradan emeklilere sesleniyorum: “emekliler siz bağırmadığınız sürece sesinizi çıkarmadığınız sürece birileri lüks iftar sofralarında iftar açmaya devam edecek. İsmini duymadığınız aklınızdan geçmeyen ömrünüzde görmediğiniz yemeklerle iftar açmaya devam edecekler siz de bir kuru ekmeğe talim edeceksiniz. Çıkın sokağa çıkın sokağa çıkın sokağa …”   Mübarek ramazan ayındayız. Erdoğan geçtiğimiz günlerde bir şey dedi: “eğer bir hanede iftar ve sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa, allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz..” Hiiiç vebali bölüşmeye çalışmasın. Bu vebali taşıyan erdoğandır onun partisidir! 23 yılda emekliyi yoksulluktan ağlayacak hale getiren onlar. 70-80 yaşında dedeleri nineleri torununun, çocuğunun yüzüne bakamayacak hale getirenler onlar. Önümüz bayram. Emekli torununa 200 lira harçlık veremeyecek. 200 liraya bir şey olmuyor eskinin 20 lirası gibi oldu. Emekliyi bir iftar sofrası kuramayacak hale getirenler onlar.   Bakın 4 kişilik bir ailenin iftar sofrası kaça kuruluyor: Ne var burda bakalım: Orucunu açmak için 4 tane hurma, çorba, etli bir yemek, pilav,salata, ayran, tatlı, pide. Lüks bişey var mı yok. Hurmanın kilosu 960 lira! 1 adet hurma 40 lira! 4 tane hurma:160 lira! 4 kişilik çorba: 80 lira! Etin kilosu 1000 lira! 4 kişilik etli yemek: çok değil 250 gr et olsa içinde maliyeti en az 350 lira. Baldo pirinç kilosu 200 lira! 4 kişilik pilav yağı vs en az 150 lira! Domatesin kilosu 80 lira, salatalık 140 lira! 4 kişilik salata : en az 100 lira! 1 kilo tatlı ortalama 800-1000 lira! 4 kişilik tatlı: en az 200 lira! Ayran 13,5 lira 4 kişilik ayran: 54 lira! 4 kişiye 2 pide:50 lira! Toplam bir iftar sofrasının maliyeti: 1.144 lira   Bunda pastırma yok. Lüks bişey yok. İnsanca ve dengeli bir beslenme için asgari kurulacak bir sofra bu!   Bir iftar sofrası 1144 lira Bir ayda eder: 34 bin 320 lira! Sahuru katmıyoruz. Daha sahur yok. 23 yılda kişi başı milli gelire oranla işçi emeklisi %38 puan, memur emeklisi %50 puan kaybetmiş. Bundan 23 yıl önce ak parti iktidara geldiğinde: Aralık 2002'de en düşük işçi emekli aylığının kişi başı milli gelire oranı % 56'ydi. En düşük memur emekli maaşının da oranı %82,3'tü.   Gelelim bugüne: Tüik 2025 yılı kişi başına milli geliri açıkladı. Kişi başına milli gelir 18 bin 40 dolar, tl cinsinden ise 712.200 olarak açıkladı. Aylık kişi başı milli gelir aylık yaklaşık 60 bin lira! Buna göre 2025 yılının ikinci yarısındaki emekli maaşlarını esas aldığımızda, En düşük işçi emekli aylığının kişi başına milli gelire oranı % 28,5'e düşmüş. En düşük memur emekli aylığının kişi başına gelire oranı da % 32,2'ye düşmüş. Yani: 23 yılda işçi emeklisi %38 puan, memur emeklisi yaklaşık %50 puan kaybetmiş. Gelelim asgari ücrete oranına: 2002’de emekli maaşı asgari ücretin 1,4 katıydı. Emekli maaşını çok artırdık diye övünüyorlar. Gölge etmeselerdi emekli maaşı şu an 40 bin liraydı Daha önce nerdeyse 1,5 asgari ücret eden emekli maaşı, hiç değilse en az asgari ücret kadar olmalı diyoruz.   Emekliye refah payı diye 1000 lira zam yaptılar. Daha ocak ayı enflasyonuyla eridi. 1000 liraya 2 kişi bir öğün yemek yiyemezsiniz. Bir evin aylık doğalgaz faturası 5 bin civarı onu bile karşılamaz. Bir kilo et olmuş bin lira! Günlük 33 lira ediyor. 33 liraya çay simit bile alınmaz. Emekli maaşı, 20 bin lira ve üstünde olan emekliler bu 1000 lirayı da alamadı. Eşitliğe aykırı bir uygulama yapıldı. Yaptıkları 1000 lira artış, aylıkları tabanda eşitlemek dışında hiç bir işe yaramadı.   Emekli maaşları bir kapana kısıldı! Çok değil birkaç yıl içinde en düşük emekli aylığı = ortalama emekli aylığı olacak. 12 milyon 239 bin emekli maaşı alan var. 4,5 milyon kadar da dul, yetim, malul var. Toplamda 16 milyon 973 bin emekli, dul yetim var. Bu 12 milyon emekli içinde ,4 milyon 917 binin aylıkları 20 binin altında kalıyor. En düşük emekli maaşını hazine desteğiyle yükseltmek, emeklilerin tamamını sefalete sürüklemekten başka işe yaramıyor.  5000 gün prim ödeyen biriyle 9000 gün prim ödeyen aynı maaşı alıyor. İnsanlar 30 yıl 40 yıl prim ödüyor. Tabandan prim ödeyenle yüksek prim ödeyen aynı maaşı alıyor. 2000 sonrası çalışanların çalıştıkça emekli maaşı düşüyor. Bu sistemle uzun çalışmanın, yüksek prim ödemenin hiçbir mantığı yok. İnsanları kayıtdışılığa sürüklüyor. Acilen tüm emeklileri kapsayacak bir seyyanen zam düzenlemesinin kalıcı olarak  yapılması şarttır. Çalışan emekliler diye bir kavramımız oluştu: Emekli maaşlarıyla geçinemediği için, 2 milyon 165 bin 956 emekli çalışmaya devam ediyor. Emekliler arasında kayıtsız çalışma çok yaygın. Bir  bu kadar da kayıtsız çalışan olduğu düşünülüyor. Yani 5 milyon civarı emekli maaşı yetmediği için 70-80 yaşında halen çalışıyor. İnşaatta bekçilik yapıyor, hamallık yapıyor, hurdacılık yapıyor, şoförlük yapıyor, fabrikada çalışıyor, kapıcılık yapıyor, taksicilik yapıyor.. Emekli ikramiye müjdesi beklerken dün Plan ve Bütçeye bir torba teklif geldi. İçinde herşey var. Bir emekli yok. Sinekten yağ çıkaracak her tür düzenleme var bir emekliye para yok.
Ağbaba: Emekliler siz bağırmadığınız sürece sesinizi çıkarmadığınız sürece birileri lüks iftar sofralarında iftar açmaya devam edecek. İsmini duymadığınız aklınızdan geçmeyen ömrünüzde görmediğiniz yemeklerle iftar açmaya devam edecekler siz de bir kuru ekmeğe talim edeceksiniz.

81 ilde binlerce emekli ile anket yaptık

Emeklilerle 81 ilin katılımıyla haftalarca süren büyük bir anket gerçekleştirdik. Toplam 12 soru sorduk.

On binden fazla kişinin katıldığı bu anketin sonuçları içler acısı.

Emeklinin durumunu gözler önüne seriyor.

Ankete katılan emeklilerin neredeyse yarısı en düşük emekli maaşı olan 20 bin tl alıyor.

Emekliler yüzde 12’si son 6 ayda öğün atlamak zorunda kaldı, yüzde 32’si daha ucuz ve sağlıksız gıdaya yönelmek zorunda kaldı.

Yüzde 25’i ısınmayı kıstı, yüzde 30’u ise borç aldı. Bugün emekliler, hayatlarını sürdürebilmek için temel ihtiyaçlarından bile feragat etmek zorunda bırakılıyor.

emeklilerimize maaşını en çok hangi kalemlere harcıyorsunuz diye sorduk.

Emeklilerin yüzde 48’i gıdaya, yüzde 26’sı kiraya, yüzde 22’si faturalara ve yüzde 2’si sağlığa harcadığını ifade etti.

emeklilerin yüzde 89’u ay sonunu getiremiyor!

Emeklinin yüzde 8,9’u ise ay sonunu bazen getirebiliyor.

emekli olmak yetmez çalışmaya devam!

Emeklilerin yüzde 44,5’i emekli olduğu halde çalışmaya devam ediyor. Yüzde 26’sı ise iş arıyor.

Artık bir vatandaş emekli olduğunda eskisi gibi kendisine ait bir evi, arabası yok! Kira ödemeye, geçim sağlamaya devam ediyor.

türkiye’de borcu olmayan vatandaş yok! Emekli, asgari ücretli, beyaz yaka, mavi yaka herkes borçlu!

Emeklilerin yüzde 83’ünün bankalara veya çevresine borcu var.

emeklilerin neredeyse yarısı çocuklarından veya yakınlarından destek ile geçiniyor!

Ankete katılan emeklilerin yüzde 49’u çocukları veya yakınlarından destek alıyor.

emeklilerin yüzde 51’i ayda bir, yüzde 15’i haftada bir ve yüzde 33’ü hiç et tüketemiyor.

Emeklikler protein tüketemiyor. Protein eksiklerinden emeklinin fişinde et, tavuk, balık yok. Marketten eli boş çıkıyor.

Emeklilerin kan tahlillerinde demir eksikliği üst seviyede.

Emekli tatili unuttu köyüne bile gidemiyor!

Yüzde 52,7’si hiç tatile çıkmıyor.

Ankara’dan malatya’ya en ucuz otobüs bileti 1300 tl. Bir kendisine bir eşine bilet alsa 2600 tl. Gidiş dönüş 5200 tl.

Yüzde 32,4’ü 10 yıldır, yüzde 14’ü ise 2 yıldır tatile gitmiyor.

Yüzde 80’i lokantada hiç yemek yiyemiyor.

Yüzde 17’si ise sadece ayda 1 kez dışarıda yemek yiyebiliyor.

Emeklilerin

Yüzde 56’sı umutsuz,

Yüzde 26’sı görmezden gelinmiş,

Yüzde 16’sı ise kendini yük gibi hissediyor.

Tatile çıkamıyor, lokantaya gidemiyor hatta beslenemiyor. Bu yaşamak değil hayatta kalmak.

Bunlar veriler sadece rakamdan ibaret değil bunlar yoksulluk, geçimsizlik, çaresizlik!

Gelin bayram ikramiyesine bir de pide hesabından bakalım

Geçen sene bayram ikramiyesi olan 4000 tl ile bir pide hesabı yapalım!

Geçen sene 250 gram ramazan pidesi 20 tl

Bu sene aynı pide 25 tl, biraz daha büyük bir pide almak isterseniz 50 tl.

Geçen sene bayram ikramiyesi ile 200 pide alınabilirken bu sene 160 tane alınıyor.

Emeklinin masasından 40 tane ramazan pidesini çaldınız!

Altınını çaldınız yetmedi masasındaki ekmeğe de göz diktiniz.

 

Emekliler meclisteki iftarı rüyasında göremez!

 

Buradan emeklilere sesleniyorum:

“emekliler siz bağırmadığınız sürece sesinizi çıkarmadığınız sürece birileri lüks iftar sofralarında iftar açmaya devam edecek. İsmini duymadığınız aklınızdan geçmeyen ömrünüzde görmediğiniz yemeklerle iftar açmaya devam edecekler siz de bir kuru ekmeğe talim edeceksiniz. Çıkın sokağa çıkın sokağa çıkın sokağa …”

 

Mübarek ramazan ayındayız.

Erdoğan geçtiğimiz günlerde bir şey dedi:

“eğer bir hanede iftar ve sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa, allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz..”

Hiiiç vebali bölüşmeye çalışmasın.

Bu vebali taşıyan erdoğandır onun partisidir!

23 yılda emekliyi yoksulluktan ağlayacak hale getiren onlar.

70-80 yaşında dedeleri nineleri torununun, çocuğunun yüzüne bakamayacak hale getirenler onlar.

Önümüz bayram.

Emekli torununa 200 lira harçlık veremeyecek.

200 liraya bir şey olmuyor eskinin 20 lirası gibi oldu.

Emekliyi bir iftar sofrası kuramayacak hale getirenler onlar.

 

Bakın 4 kişilik bir ailenin iftar sofrası kaça kuruluyor:

Ne var burda bakalım:

Orucunu açmak için 4 tane hurma, çorba, etli bir yemek, pilav,salata, ayran, tatlı, pide.

Lüks bişey var mı yok.

Hurmanın kilosu 960 lira!

1 adet hurma 40 lira!

4 tane hurma:160 lira!

4 kişilik çorba: 80 lira!

Etin kilosu 1000 lira!

4 kişilik etli yemek: çok değil 250 gr et olsa içinde maliyeti en az 350 lira.

Baldo pirinç kilosu 200 lira!

4 kişilik pilav yağı vs en az 150 lira!

Domatesin kilosu 80 lira, salatalık 140 lira!

4 kişilik salata : en az 100 lira!

1 kilo tatlı ortalama 800-1000 lira!

4 kişilik tatlı: en az 200 lira!

Ayran 13,5 lira

4 kişilik ayran: 54 lira!

4 kişiye 2 pide:50 lira!

Toplam bir iftar sofrasının maliyeti:

1.144 lira

 

Bunda pastırma yok.

Lüks bişey yok.

İnsanca ve dengeli bir beslenme için asgari kurulacak bir sofra bu!

 

Bir iftar sofrası 1144 lira

Bir ayda eder: 34 bin 320 lira!

Sahuru katmıyoruz. Daha sahur yok.

23 yılda kişi başı milli gelire oranla işçi emeklisi %38 puan, memur emeklisi %50 puan kaybetmiş.

Bundan 23 yıl önce ak parti iktidara geldiğinde:

Aralık 2002'de en düşük işçi emekli aylığının kişi başı milli gelire oranı % 56'ydi.

En düşük memur emekli maaşının da oranı %82,3'tü.

 

Gelelim bugüne: Tüik 2025 yılı kişi başına milli geliri açıkladı.

Kişi başına milli gelir 18 bin 40 dolar, tl cinsinden ise 712.200 olarak açıkladı.

Aylık kişi başı milli gelir aylık yaklaşık 60 bin lira!

Buna göre 2025 yılının ikinci yarısındaki emekli maaşlarını esas aldığımızda,

En düşük işçi emekli aylığının kişi başına milli gelire oranı % 28,5'e düşmüş.

En düşük memur emekli aylığının kişi başına gelire oranı da % 32,2'ye düşmüş.

Yani: 23 yılda işçi emeklisi %38 puan, memur emeklisi yaklaşık %50 puan kaybetmiş.

Gelelim asgari ücrete oranına:

2002’de emekli maaşı asgari ücretin 1,4 katıydı.

Emekli maaşını çok artırdık diye övünüyorlar.

Gölge etmeselerdi emekli maaşı şu an 40 bin liraydı

Daha önce nerdeyse 1,5 asgari ücret eden emekli maaşı, hiç değilse en az asgari ücret kadar olmalı diyoruz.

 

Emekliye refah payı diye 1000 lira zam yaptılar.

Daha ocak ayı enflasyonuyla eridi.

1000 liraya 2 kişi bir öğün yemek yiyemezsiniz.

Bir evin aylık doğalgaz faturası 5 bin civarı onu bile karşılamaz.

Bir kilo et olmuş bin lira!

Günlük 33 lira ediyor.

33 liraya çay simit bile alınmaz.

Emekli maaşı, 20 bin lira ve üstünde olan emekliler bu 1000 lirayı da alamadı.

Eşitliğe aykırı bir uygulama yapıldı.

Yaptıkları 1000 lira artış, aylıkları tabanda eşitlemek dışında hiç bir işe yaramadı.

 

Emekli maaşları bir kapana kısıldı!

Çok değil birkaç yıl içinde en düşük emekli aylığı = ortalama emekli aylığı olacak.

12 milyon 239 bin emekli maaşı alan var.

4,5 milyon kadar da dul, yetim, malul var.

Toplamda 16 milyon 973 bin emekli, dul yetim var.

Bu 12 milyon emekli içinde ,4 milyon 917 binin aylıkları 20 binin altında kalıyor.

En düşük emekli maaşını hazine desteğiyle yükseltmek, emeklilerin tamamını sefalete sürüklemekten başka işe yaramıyor. 

5000 gün prim ödeyen biriyle 9000 gün prim ödeyen aynı maaşı alıyor.

İnsanlar 30 yıl 40 yıl prim ödüyor.

Tabandan prim ödeyenle yüksek prim ödeyen aynı maaşı alıyor.

2000 sonrası çalışanların çalıştıkça emekli maaşı düşüyor.

Bu sistemle uzun çalışmanın, yüksek prim ödemenin hiçbir mantığı yok.

İnsanları kayıtdışılığa sürüklüyor.

Acilen tüm emeklileri kapsayacak bir seyyanen zam düzenlemesinin kalıcı olarak  yapılması şarttır.

Çalışan emekliler diye bir kavramımız oluştu:

Emekli maaşlarıyla geçinemediği için, 2 milyon 165 bin 956 emekli çalışmaya devam ediyor.

Emekliler arasında kayıtsız çalışma çok yaygın.

Bir  bu kadar da kayıtsız çalışan olduğu düşünülüyor.

Yani 5 milyon civarı emekli maaşı yetmediği için 70-80 yaşında halen çalışıyor. İnşaatta bekçilik yapıyor, hamallık yapıyor, hurdacılık yapıyor, şoförlük yapıyor, fabrikada çalışıyor, kapıcılık yapıyor, taksicilik yapıyor..

Emekli ikramiye müjdesi beklerken dün Plan ve Bütçeye bir torba teklif geldi. İçinde herşey var. Bir emekli yok.

Sinekten yağ çıkaracak her tür düzenleme var bir emekliye para yok.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve newsfindy.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.