,, ,

Emekli ikramiyesinde 2018 kıyaslaması gündem oldu, Bu rakam ne enflasyonu karşılar ne emekliyi tatmin eder

Siyaset 23.02.2026 - 16:40, Güncelleme: 23.02.2026 - 16:40 159 kez okundu.
 

Emekli ikramiyesinde 2018 kıyaslaması gündem oldu, Bu rakam ne enflasyonu karşılar ne emekliyi tatmin eder

İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu,Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamında kurulan komisyonun ortak raporunu, komisyon üyelerinin verdiği fotoğraf üzerinden eleştirdi. “Fotoğraf makinesini Milliyetçi Hareket Partisi kurmuş, Cumhurbaşkanı açığı ayarlamış, deklanşöre de Apo basmıştır” diyen Kavuncu, “Aylarca oturup konuştuktan sonra ortaya çıkarttıkları tek şey Apo’ya özgürlük yolları oldu. O sebeple komisyon fotoğrafının şipşakçısı Apo’dur” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı bitiminde partisinin genel merkez binasından gündeme dair basın toplantısı düzenledi.   Emeklilere verilecek bayram ikramiyesine değinen Kavuncu, “Bu ikramiye2018 yılında 1.000 TL olarak başlamıştı -ki o zamanın dolar kuru üzerinden bir hesap yaptığımızda 250 dolara denk geliyordu. Ancak geçtiğimiz sene bayram ikramiyesi olarak 4.000 TL dağıtıldı. Bu da geçen senenin kuruyla 90 dolara denk geliyordu. Bu sene ise bahsedilen rakamlar ne enflasyon rakamını karşılayabilecek ölçüde ne emeklerimizi tatmin edebilecek ölçüde ne de emeklimize bayram sevinci yaşatabilecek oranda. Zira söylentiler bu rakamın çok düşük kalacağı yönünde. 2018 yılında verilmiş olan bayram ikramiyesinin üzerine sadece enflasyona eklemiş olsaydınız, şu anda 11.2 kat bayram ikramiyesi ödemek durumunda olurdunuz -ki o da 10.000 TL’nin üzerinde geliyor” dedi.   “Emekliye bayram ikramiyesi asgari ücretin yarısı olsun”   İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta’nın konuyla ilgili verdiği kanun teklifini hatırlatan Kavuncu, “Bu teklifle birlikte ‘Emeklimizin alacağı bu bayram ikramiyesininet bir formüle bağlayalım.Bu, popülist politikalarla bir kişinin 2 dudağının arasına sıkıştıracak bir rakam olmaktan çıksın. Asgari ücretin yarısı kadar her bayram bir ikramiye ödeyelim’ demiştik. Yani rakamsal olarak ifade edecek olursak; emeklimize 14.000 TL bu bayramda 14.000 TL de önümüzdeki bayramda ikramiye verilsin. Meclis grubumuz bu kanun teklifini 3 madde olarak  Meclis Başkanlığı’na tekrar sunacak. İktidar kanadı umarız emeklilerimize gerçekten bir bayram yaşatır ve emeklimize bayram ikramiyesi olarak 14.000 TL’yi verir.” ifadelerini kullandı.   “Türk lirası savaş halindeki bir ülkenin para birimiyle eşitlendi”   Türkiye ekonomisinin bir enkaz halinde olduğunu vurgulayan Kavuncu, “Ukrayna ve Rusya arasındaki çatışmalar başlamadan önce 1 TL tam 2 Ukrayna Grivnasına denk geliyordu. Şu anda 1TL bir Ukrayna Grivnası eşitlenmiş durumda. Yani savaş halindeki bir ülkenin para birimiyle bizim para birimimiz eşitlendi. Türkiye adeta harp halindeki bir ülkenin ekonomisinden çok daha kötü duruma düşer vaziyette. Kapasite kullanım oranlarının geldiği seviyelerde adeta savaş ekonomisinin olduğu bir ülkeyi andırır durumda. Sanayicimiz tam kapasiteyle işletmelerini çalıştıramıyorlar. İcra dosyalarındaki artış korkunç bir durumda” şeklinde konuştu.   “Oyun sektöründen elinizi çekin”   Türkiye’deki oyun sektörünün ciddi bir yatırımcı kapasitesini ülkeye getirebilecek boyuta ulaştığını belirten Kavuncu, “Ama iktidar oyun sektörünü de rahatsız edecek, bu yatırımlara sıkıntı çıkaracak birtakım uygulamaların peşinde. Bununla ilgili gerekli ikazları ve gerekli uyarı uyarıları yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Türkiye’ye ciddi şekilde katma değer sağlayan ve son yıllarda ülkeye yoğun bir şekilde yatırımcıgetiren oyun sektörden elinizi çekin. Gençlerimizi şiddetten uzak tutacak her türlü tedbirin alınmasına evet ama oyun sektöründe herhangi bir kısıtlamaya gidilmesine hayır diyoruz.” dedi.   “Ramazan kolilerinin fiyatları geçen seneye göre yüzde 100 artmış”   Ramazan sofralarının maliyetlerine değinen Kavuncu, “Ramazan aylarının vazgeçilmezi Ramazan pidesinin fiyatları geçen seneye göre tam yüzde 23 artmış durumda. 250 gram pide İstanbul’da 25, 350 gram pide ise 35 liraya gelmiş durumda. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin verilerine göre, bu yıl marketlerde satılan 39 temel tüketim ürününden 32’sinin fiyatları artarken, sadece 7’sinin fiyatları ucuzlamış. En fazla fiyat artışı yüzde 197 ile limonda -ki geçen yıl kilosu 31 TL olan limonun bu yıl 93 liradan satıldığını görüyoruz. Limonu kabak, fındık, elma izliyor   -ki bunların hepsinin fiyat artışları yüzde 100’ün üzerinde. Bir paket makarna gene geçen sene Ramazan ayıyla kıyasladığımızda yüzde 40 oranında artış göstermiş. Ramazan kolilerinin fiyatları da geçen seneye göre yüzde 100 civarında artmış” dedi.   Ramazan sofralarına oturan vatandaşların gelirlerindeki artışın ise daha az yaşandığına işaret eden Kavuncu, “Görüyor musunuz vatandaşın belinasıl bükülüyor?Görüyor musunuz vatandaş enflasyon altında nasıl eziliyor? Böyle bir ortamda bu sofradan vatandaşlarımızı mutlu kalkması mümkün müdür? Elbette ki mümkün değildir. O yüzden İYİParti olarak hep dile getiriyoruz ve diyoruz ki; gerçekten de Türkiye mutsuz iyilerin ülkesi haline geldi” değerlendirmesini yaptı.   Bakan Işıkhan’ın tepki çeken iftarı   Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın, Elazığ'da bir ailenin iftarına katılması ardından başlayan tartışmalara değinen Kavuncu, “İftarda arkasına bir reklam panosu koymuşlar. Yani bir bakan iftar sofrasına ürün yerleştirme yapıyor. Misafirliğe gittiğiniz bir eve reklam panosu götüreniniz oldu mu hiç? Böyle bir şey düşünür müsünüz? Aklınızdan geçirir misiniz? Bakandır geçirmiştir. Nedenini ben size söyleyeyim. Cumhurbaşkanını çok seviyor olabilir, iyi görünmek istiyor olabilir. Biliyorsunuz bakanlarla ilgili birtakım değişiklikler de oluyor. ‘Aman ne olur ne olmaz, bize de sekmesinin bu değişiklikler’ diye düşünmüş olabilir ama mübarek bir sofraya,üstelik bir ailenin evine giderken siyasi reklam peşinde gitmek tam bir utanmazlık ve aymazlıktır” dedi.   “Gençlerimiz10 yaş daha yaşlı görünüyor”   Türkiye’de 15-34 yaş grubundan 6 buçuk milyon gencin ne eğitim hayatında ne de istihdamda yer aldığına işarete eden Kavuncu, “Yani her 100 gencin 29’u ne eğitimde ne de iş hayatında yoklar. TÜİK verilerine göre 2025’in son çeyreğinde 24 yaşından küçük üniversite mezunlarının üçte bire yakını yani yüzde 30’uişsiz. Erkeklerde işsizlik oranı yüzde 23, kadınlarda yüzde 33. Biz bunları söylediğimizde iktidar kanadından, ‘Efendim iş var ama gençler iş beğenmiyorlar’ diyorlar. Böyle bir gerçeklik, böyle bir realite yok ama iktidar gençlere bir iş, bir umut vaat etmediği gibi gençlerin iş beğenmediği gibi bir iddia içerisinde. Ne eğitim kurumunda ne de istihdamda yer almayan çaresiz gençlerimizin içine düştüğü durum böyle. Asıl beka problemi budur. Gençlerimizbulundukları yaştan 10 yaş daha yaşlı görünüyorlar. Çektikleri acıların, sıkıntıların izlerini yüzlerinde görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.   “Türkiye, komisyon raporuyla başka bir fotoğraf gördü”   Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamında kurulan komisyondaki ortak rapora değinen Kavuncu, “Türkiye, bu komisyon raporuyla aslında bir fotoğraf gördü. Toplantının başından bu yana  bende size bir fotoğraf çekiyorum aslında. Türkiye'nin ekonomik durumunun fotoğrafını, Türkiye'deki gençlerin fotoğrafını,Türkiye'deki tarımın fotoğrafını,Türkiye'deki toplumsal güvenlik konusunda yaşanan sıkıntıların fotoğrafını; yani Türkiye'nin fotoğrafını önünüze koyduk.Perişan bir Türkiye’nin fotoğrafını çektik. Belediye başkanları tutuklu, seçilmiş milletvekillerinin iradesi yok sayılmış, canıyla uğraşan tutuklularla da adeta eziyet edilen bir düzen. Bir gazeteci arkadaşımız Alican Uludağ da tutuklandı. Tutuklama gerekçesi, neden tutuklandı, hangi beyanı üzerine tutuklandı bunu da net olarak anlayabilmiş değiliz. İnsanlar mutlu olmaktan, hayatta kalmaktan adeta ümitlerini kesmişler. Bu fotoğrafnet olarak önünüzdeydi” dedi.   “Apo’nun mutlu aile tablosu”   Türkiye’nin şimdi başka bir fotoğrafı daha gördüğünü dile getiren Kavuncu, “Türkiye'nin her meselesinde birbirine girip, ortalığı kasıp kavurup,Meclis kürsüsünde yumruk yumruğa kavga edip sonra da dolaylı yoldan Apo’nun çektiği fotoğrafa girenlerin fotoğrafını gördük. Fotoğraf makinesini Milliyetçi Hareket Partisi kurmuş, Cumhurbaşkanı açığı ayarlamış, deklanşöre de Apo basmış.İşte böyle bir fotoğraf. Bu,Apo’nun mutlu aile tablosu diye adlandırılacağı bir fotoğraf haline geldi.” ifadelerini kullandı.   “Ortaya çıkarttıkları tek şey Apo’ya özgürlük yolları oldu”   “Önümüze koyulan metin; Cumhuriyet devletine 100 yıllık zulüm düzeni diyenlerle, 100 yıllık reklam arası diyenlerin uzlaştığı bir metindir” değerlendirmesini yapan Kavuncu, “Bu raporu iz düşümündeİmralı'daki terör örgütü elebaşının safsataları ve içi bomboş ideolojik hezeyanları vardır.Ve maalesef bu komisyona göre; çocuklarımızın geleceği ve özgürlüğü, Apo'nun geleceği ve özgürlüğünden daha değerli değildir. Aylarca oturup konuştuktan sonra ortaya çıkarttıkları tek şey Apo’ya özgürlük yolları oldu. O sebeple bu komisyon fotoğrafınınşipşakçısıApo’dur. Bizim dışımızdaki herkes de bu fotoğraf karesinin içinde yer almıştır. Apo, İmralı’dan‘Gülümseyin çekiyorum’ deyince gülümsemek için sıraya girip mutlu bir aile tablosu verilen bir fotoğraf olmuştur” şeklinde konuştu.   “Bu gürültünün iki amacı var”   Kavuncu, “Peki buradan sorayım. Ne oldu tutuklu belediye başkanları?Ne oldu seçilmiş milletvekillerinin gasp edilmiş hakları? Ne oldu Can Atalay. 19 Mart’tan sonra gaz yiyen, tutuklanan, yurtlarından kovulan çoğu 18 yaş civarında olan gençlerimiz. Bunların hukuku ne oldu? Yolsuzluklar, hırsızlıklar ne oldu? Emeklinin sefaleti ne oldu? Varsa yoksa terör örgütü elebaşına özgürlük, başka hiçbir şey yok. Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibibu gürültünün iki amacı var.Birincisi terör örgütü PKK’ya meşruiyet kazandırmak, ikincisi terör örgütü elebaşına özgürlük vaat etmek.İmralı ittifakının bu konudaki kararlılığını anladık. ZatenAK Parti, MHP ve DEM ittifakı, İmralı’nın görüş ve tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyor ve süreci yürütüyor. Bizler için üzücü olan diğer partilerin tutumu olmuştur” dedi.   “Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlık tanımı bellidir”   Terör örgütü elebaşı Öcalan’ın da raporun yayımlandığı gün pervasızca açıklamalarda bulunduğunu belirten Kavuncu, “’Terörü tasfiye mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil,çözümsüzlüğü ifade eder’ demiştir. Terörü tasfiye etmeyecek miyiz arkadaşlar? Hani terörsüz Türkiye deniyordu? İmranlı ve PKK’nın temsilcisi olduğu artık net olan DEM Parti ise ‘Terör ifadesini kullanmayalım’ diyor. Yani hiçbir şeyden pişman değiller. ‘Bizim eylemlerimize terör demeyin diyorlar’ aslında. Ve devam ediliyor. ‘Bunlar entegrasyonumuz ana ilkeleri ve örgütlenme modelidir. Burada üniter devletle dahil milliyetçilik, dincilik anlamına gelecek hiçbir şey yoktur’ deniliyor. Kimse de çıkıp‘Siz kimsiniz de nereye entegre olacaksınız’ diye soramıyor. Kürt vatandaşlarımızı kastediyorlarsa onların da bir entegrasyona ihtiyacı yok. Zira Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlık tanımı bellidir ve bu tanım Kürtleri de kapsayarak86 milyonu eşitlemiştir. AK Parti çevrelerinin de bu tanımla uğraşmaları aslında tam da bu yüzdendir. Çünkü bu vatandaşlık tanımından rahatsızlar” dedi.   “Nasıl bir oyunun altına imza attıklarının farkında değiller”   “AK Parti, MHP ve DEM ittifakının ajandası işte budur. Ajandanın fikir babası ve öncüsü de İmralı’daki terör örgütü ele başıdır” diyen Kavuncu, “O raporu kabul edenler ve altında imzası olanlar nasıl bir oyunun altına da imza attığının farkında değiller. Zira bu imzayı atmakla bütün bu olan biteni de kabul etmiş durumdalar. Terör örgütü elebaşının kurucu önder konumunda olduğunu da kabul etmiş durumdalar. Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olabilmesine giden sürecin figüranları olmaktan da öteye de gidemeyecekler. İYİ Parti olarak mücadelemizi başta Türkiye Büyük Millet Meclisi olmak üzere her platformda göstermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.   “Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşı bu milletin mensubudur”   Kavuncu, basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.   DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın vatandaşlık ve ana dil çıkışlarının sorulması üzerine Kavuncu, “Herkesin ana dili, anasının ak sütü gibi helaldir. Herkes ana dilini rahatlıkla elbette ki konuşmalıdır, konuşa bilmelidir. Bununla birlikte bu ülkenin resmi dili tektir ve Türkçedir. Bunun yanına ikinci bir dilin konumlandırmaya çalışılmasını İYİParti olarak biz kabul etmiyoruz. Anayasamızdaki vatandaşlık tanımı da bu ülkedeki herkesi eşit vatandaş kabul eden bir yaklaşımdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşıbu milletin mensubudur. Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartına sahip herkes, bu ülkede eşit haklara sahiptir” yanıtını verdi.
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu,Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamında kurulan komisyonun ortak raporunu, komisyon üyelerinin verdiği fotoğraf üzerinden eleştirdi. “Fotoğraf makinesini Milliyetçi Hareket Partisi kurmuş, Cumhurbaşkanı açığı ayarlamış, deklanşöre de Apo basmıştır” diyen Kavuncu, “Aylarca oturup konuştuktan sonra ortaya çıkarttıkları tek şey Apo’ya özgürlük yolları oldu. O sebeple komisyon fotoğrafının şipşakçısı Apo’dur” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento İle İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, Başkanlık Divanı Toplantısı bitiminde partisinin genel merkez binasından gündeme dair basın toplantısı düzenledi.

 

Emeklilere verilecek bayram ikramiyesine değinen Kavuncu, “Bu ikramiye2018 yılında 1.000 TL olarak başlamıştı -ki o zamanın dolar kuru üzerinden bir hesap yaptığımızda 250 dolara denk geliyordu. Ancak geçtiğimiz sene bayram ikramiyesi olarak 4.000 TL dağıtıldı. Bu da geçen senenin kuruyla 90 dolara denk geliyordu. Bu sene ise bahsedilen rakamlar ne enflasyon rakamını karşılayabilecek ölçüde ne emeklerimizi tatmin edebilecek ölçüde ne de emeklimize bayram sevinci yaşatabilecek oranda. Zira söylentiler bu rakamın çok düşük kalacağı yönünde. 2018 yılında verilmiş olan bayram ikramiyesinin üzerine sadece enflasyona eklemiş olsaydınız, şu anda 11.2 kat bayram ikramiyesi ödemek durumunda olurdunuz -ki o da 10.000 TL’nin üzerinde geliyor” dedi.

 

“Emekliye bayram ikramiyesi asgari ücretin yarısı olsun”

 

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta’nın konuyla ilgili verdiği kanun teklifini hatırlatan Kavuncu, “Bu teklifle birlikte ‘Emeklimizin alacağı bu bayram ikramiyesininet bir formüle bağlayalım.Bu, popülist politikalarla bir kişinin 2 dudağının arasına sıkıştıracak bir rakam olmaktan çıksın. Asgari ücretin yarısı kadar her bayram bir ikramiye ödeyelim’ demiştik. Yani rakamsal olarak ifade edecek olursak; emeklimize 14.000 TL bu bayramda 14.000 TL de önümüzdeki bayramda ikramiye verilsin. Meclis grubumuz bu kanun teklifini 3 madde olarak 

Meclis Başkanlığı’na tekrar sunacak. İktidar kanadı umarız emeklilerimize gerçekten bir bayram yaşatır ve emeklimize bayram ikramiyesi olarak 14.000 TL’yi verir.” ifadelerini kullandı.

 

“Türk lirası savaş halindeki bir ülkenin para birimiyle eşitlendi”

 

Türkiye ekonomisinin bir enkaz halinde olduğunu vurgulayan Kavuncu, “Ukrayna ve Rusya arasındaki çatışmalar başlamadan önce 1 TL tam 2 Ukrayna Grivnasına denk geliyordu. Şu anda 1TL bir Ukrayna Grivnası eşitlenmiş durumda. Yani savaş halindeki bir ülkenin para birimiyle bizim para birimimiz eşitlendi. Türkiye adeta harp halindeki bir ülkenin ekonomisinden çok daha kötü duruma düşer vaziyette. Kapasite kullanım oranlarının geldiği seviyelerde adeta savaş ekonomisinin olduğu bir ülkeyi andırır durumda. Sanayicimiz tam kapasiteyle işletmelerini çalıştıramıyorlar. İcra dosyalarındaki artış korkunç bir durumda” şeklinde konuştu.

 

“Oyun sektöründen elinizi çekin”

 

Türkiye’deki oyun sektörünün ciddi bir yatırımcı kapasitesini ülkeye getirebilecek boyuta ulaştığını belirten Kavuncu, “Ama iktidar oyun sektörünü de rahatsız edecek, bu yatırımlara sıkıntı çıkaracak birtakım uygulamaların peşinde. Bununla ilgili gerekli ikazları ve gerekli uyarı uyarıları yaptık ve yapmaya da devam ediyoruz. Türkiye’ye ciddi şekilde katma değer sağlayan ve son yıllarda ülkeye yoğun bir şekilde yatırımcıgetiren oyun sektörden elinizi çekin. Gençlerimizi şiddetten uzak tutacak her türlü tedbirin alınmasına evet ama oyun sektöründe herhangi bir kısıtlamaya gidilmesine hayır diyoruz.” dedi.

 

“Ramazan kolilerinin fiyatları geçen seneye göre yüzde 100 artmış”

 

Ramazan sofralarının maliyetlerine değinen Kavuncu, “Ramazan aylarının vazgeçilmezi Ramazan pidesinin fiyatları geçen seneye göre tam yüzde 23 artmış durumda. 250 gram pide İstanbul’da 25, 350 gram pide ise 35 liraya gelmiş durumda. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin verilerine göre, bu yıl marketlerde satılan 39 temel tüketim ürününden 32’sinin fiyatları artarken, sadece 7’sinin fiyatları ucuzlamış. En fazla fiyat artışı yüzde 197 ile limonda -ki geçen yıl kilosu 31 TL olan limonun bu yıl 93 liradan satıldığını görüyoruz. Limonu kabak, fındık, elma izliyor   -ki bunların hepsinin fiyat artışları yüzde 100’ün üzerinde. Bir paket makarna gene geçen sene Ramazan ayıyla kıyasladığımızda yüzde 40 oranında artış göstermiş. Ramazan kolilerinin fiyatları da geçen seneye göre yüzde 100 civarında artmış” dedi.

 

Ramazan sofralarına oturan vatandaşların gelirlerindeki artışın ise daha az yaşandığına işaret eden Kavuncu, “Görüyor musunuz vatandaşın belinasıl bükülüyor?Görüyor musunuz vatandaş enflasyon altında nasıl eziliyor? Böyle bir ortamda bu sofradan vatandaşlarımızı mutlu kalkması mümkün müdür? Elbette ki mümkün değildir. O yüzden İYİParti olarak hep dile getiriyoruz ve diyoruz ki; gerçekten de Türkiye mutsuz iyilerin ülkesi haline geldi” değerlendirmesini yaptı.

 

Bakan Işıkhan’ın tepki çeken iftarı

 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın, Elazığ'da bir ailenin iftarına katılması ardından başlayan tartışmalara değinen Kavuncu, “İftarda arkasına bir reklam panosu koymuşlar. Yani bir bakan iftar sofrasına ürün yerleştirme yapıyor. Misafirliğe gittiğiniz bir eve reklam panosu götüreniniz oldu mu hiç? Böyle bir şey düşünür müsünüz? Aklınızdan geçirir misiniz? Bakandır geçirmiştir. Nedenini ben size söyleyeyim. Cumhurbaşkanını çok seviyor olabilir, iyi görünmek istiyor olabilir. Biliyorsunuz bakanlarla ilgili birtakım değişiklikler de oluyor. ‘Aman ne olur ne olmaz, bize de sekmesinin bu değişiklikler’ diye düşünmüş olabilir ama mübarek bir sofraya,üstelik bir ailenin evine giderken siyasi reklam peşinde gitmek tam bir utanmazlık ve aymazlıktır” dedi.

 

“Gençlerimiz10 yaş daha yaşlı görünüyor”

 

Türkiye’de 15-34 yaş grubundan 6 buçuk milyon gencin ne eğitim hayatında ne de istihdamda yer aldığına işarete eden Kavuncu, “Yani her 100 gencin 29’u ne eğitimde ne de iş hayatında yoklar. TÜİK verilerine göre 2025’in son çeyreğinde 24 yaşından küçük üniversite mezunlarının üçte bire yakını yani yüzde 30’uişsiz. Erkeklerde işsizlik oranı yüzde 23, kadınlarda yüzde 33.

Biz bunları söylediğimizde iktidar kanadından, ‘Efendim iş var ama gençler iş beğenmiyorlar’ diyorlar. Böyle bir gerçeklik, böyle bir realite yok ama iktidar gençlere bir iş, bir umut vaat etmediği gibi gençlerin iş beğenmediği gibi bir iddia içerisinde. Ne eğitim kurumunda ne de istihdamda yer almayan çaresiz gençlerimizin içine düştüğü durum böyle. Asıl beka problemi budur. Gençlerimizbulundukları yaştan 10 yaş daha yaşlı görünüyorlar. Çektikleri acıların, sıkıntıların izlerini yüzlerinde görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.

 

“Türkiye, komisyon raporuyla başka bir fotoğraf gördü”

 

Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç kapsamında kurulan komisyondaki ortak rapora değinen Kavuncu, “Türkiye, bu komisyon raporuyla aslında bir fotoğraf gördü. Toplantının başından bu yana  bende size bir fotoğraf çekiyorum aslında. Türkiye'nin ekonomik durumunun fotoğrafını, Türkiye'deki gençlerin fotoğrafını,Türkiye'deki tarımın fotoğrafını,Türkiye'deki toplumsal güvenlik konusunda yaşanan sıkıntıların fotoğrafını; yani Türkiye'nin fotoğrafını önünüze koyduk.Perişan bir Türkiye’nin fotoğrafını çektik. Belediye başkanları tutuklu, seçilmiş milletvekillerinin iradesi yok sayılmış, canıyla uğraşan tutuklularla da adeta eziyet edilen bir düzen. Bir gazeteci arkadaşımız Alican Uludağ da tutuklandı. Tutuklama gerekçesi, neden tutuklandı, hangi beyanı üzerine tutuklandı bunu da net olarak anlayabilmiş değiliz. İnsanlar mutlu olmaktan, hayatta kalmaktan adeta ümitlerini kesmişler. Bu fotoğrafnet olarak önünüzdeydi” dedi.

 

“Apo’nun mutlu aile tablosu”

 

Türkiye’nin şimdi başka bir fotoğrafı daha gördüğünü dile getiren Kavuncu, “Türkiye'nin her meselesinde birbirine girip, ortalığı kasıp kavurup,Meclis kürsüsünde yumruk yumruğa kavga

edip sonra da dolaylı yoldan Apo’nun çektiği fotoğrafa girenlerin fotoğrafını gördük. Fotoğraf makinesini Milliyetçi Hareket Partisi kurmuş, Cumhurbaşkanı açığı ayarlamış, deklanşöre de Apo basmış.İşte böyle bir fotoğraf. Bu,Apo’nun mutlu aile tablosu diye adlandırılacağı bir fotoğraf haline geldi.” ifadelerini kullandı.

 

“Ortaya çıkarttıkları tek şey Apo’ya özgürlük yolları oldu”

 

“Önümüze koyulan metin; Cumhuriyet devletine 100 yıllık zulüm düzeni diyenlerle, 100 yıllık reklam arası diyenlerin uzlaştığı bir metindir” değerlendirmesini yapan Kavuncu, “Bu raporu iz düşümündeİmralı'daki terör örgütü elebaşının safsataları ve içi bomboş ideolojik hezeyanları vardır.Ve maalesef bu komisyona göre; çocuklarımızın geleceği ve özgürlüğü, Apo'nun geleceği ve özgürlüğünden daha değerli değildir. Aylarca oturup konuştuktan sonra ortaya çıkarttıkları tek şey Apo’ya özgürlük yolları oldu. O sebeple bu komisyon fotoğrafınınşipşakçısıApo’dur. Bizim dışımızdaki herkes de bu fotoğraf karesinin içinde yer almıştır. Apo, İmralı’dan‘Gülümseyin çekiyorum’ deyince gülümsemek için sıraya girip mutlu bir aile tablosu verilen bir fotoğraf olmuştur” şeklinde konuştu.

 

“Bu gürültünün iki amacı var”

 

Kavuncu, “Peki buradan sorayım. Ne oldu tutuklu belediye başkanları?Ne oldu seçilmiş milletvekillerinin gasp edilmiş hakları? Ne oldu Can Atalay. 19 Mart’tan sonra gaz yiyen, tutuklanan, yurtlarından kovulan çoğu 18 yaş civarında olan gençlerimiz. Bunların hukuku ne oldu? Yolsuzluklar, hırsızlıklar ne oldu? Emeklinin sefaleti ne oldu? Varsa yoksa terör örgütü elebaşına özgürlük, başka hiçbir şey yok. Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibibu gürültünün iki amacı var.Birincisi terör örgütü PKK’ya meşruiyet kazandırmak, ikincisi terör örgütü elebaşına özgürlük vaat etmek.İmralı ittifakının bu konudaki kararlılığını anladık. ZatenAK Parti, MHP ve DEM ittifakı, İmralı’nın görüş ve tavsiyeleri doğrultusunda hareket ediyor ve süreci yürütüyor. Bizler için üzücü olan diğer partilerin tutumu olmuştur” dedi.

 

“Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlık tanımı bellidir”

 

Terör örgütü elebaşı Öcalan’ın da raporun yayımlandığı gün pervasızca açıklamalarda bulunduğunu belirten Kavuncu, “’Terörü tasfiye mantığıyla yaklaşan bir siyaset çözümü değil,çözümsüzlüğü ifade eder’ demiştir. Terörü tasfiye etmeyecek miyiz arkadaşlar? Hani terörsüz Türkiye deniyordu? İmranlı ve PKK’nın temsilcisi olduğu artık net olan DEM Parti ise ‘Terör ifadesini kullanmayalım’ diyor. Yani hiçbir şeyden pişman değiller. ‘Bizim eylemlerimize terör demeyin diyorlar’ aslında. Ve devam ediliyor. ‘Bunlar entegrasyonumuz ana ilkeleri ve örgütlenme modelidir. Burada üniter devletle dahil milliyetçilik, dincilik anlamına gelecek hiçbir şey yoktur’ deniliyor. Kimse de çıkıp‘Siz kimsiniz de nereye entegre olacaksınız’ diye soramıyor. Kürt vatandaşlarımızı kastediyorlarsa onların da bir entegrasyona ihtiyacı yok. Zira Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşlık tanımı bellidir ve bu tanım Kürtleri de kapsayarak86 milyonu eşitlemiştir. AK Parti çevrelerinin de bu tanımla uğraşmaları aslında tam da bu yüzdendir. Çünkü bu vatandaşlık tanımından rahatsızlar” dedi.

 

“Nasıl bir oyunun altına imza attıklarının farkında değiller”

 

“AK Parti, MHP ve DEM ittifakının ajandası işte budur. Ajandanın fikir babası ve öncüsü de İmralı’daki terör örgütü ele başıdır” diyen Kavuncu, “O raporu kabul edenler ve altında imzası olanlar nasıl bir oyunun altına da imza attığının farkında değiller. Zira bu imzayı atmakla bütün bu olan biteni de kabul etmiş durumdalar. Terör örgütü elebaşının kurucu önder konumunda olduğunu da kabul etmiş durumdalar. Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olabilmesine giden sürecin figüranları olmaktan da öteye de gidemeyecekler. İYİ Parti olarak mücadelemizi

başta Türkiye Büyük Millet Meclisi olmak üzere her platformda göstermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

 

“Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşı bu milletin mensubudur”

 

Kavuncu, basın toplantısının sonunda gazetecilerin sorularını yanıtladı.

 

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan'ın vatandaşlık ve ana dil çıkışlarının sorulması üzerine Kavuncu, “Herkesin ana dili, anasının ak sütü gibi helaldir. Herkes ana dilini rahatlıkla elbette ki konuşmalıdır, konuşa bilmelidir. Bununla birlikte bu ülkenin resmi dili tektir ve Türkçedir. Bunun yanına ikinci bir dilin konumlandırmaya çalışılmasını İYİParti olarak biz kabul etmiyoruz. Anayasamızdaki vatandaşlık tanımı da bu ülkedeki herkesi eşit vatandaş kabul eden bir yaklaşımdır. Türkiye Cumhuriyeti’nin her vatandaşıbu milletin mensubudur. Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartına sahip herkes, bu ülkede eşit haklara sahiptir” yanıtını verdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve newsfindy.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.