Sevda Gül Tunçer: Kılıçdaroğlu’na başörtüsü konusundaki aklı Davutoğlu vermiş

Zafer Partisi sözcüsü Sevda Gül Tunçer partisinin haftalık basın toplantısında konuştu. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Tunçer, yerli ve milli diye lanse edilen TOGG projesini eleştirdi. Sevda Gül Tunçer ayrıca Kılıçdaroğlu’na başörtüsü açıklamasının fikrinin Davutoğlu tarafından verildiğini söyledi.

Kemal Kılıçdaroğlu’na, başörtüsünün yasal çerçevesi konusundaki aklı da Gelecek Partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu vermiş
‘’Kemal Kılıçdaroğlu’na, başörtüsünün yasal çerçevesi konusundaki aklı da Gelecek Partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu vermiş. Erdoğan 2002’den 2022’ye kadar süren ve Türkiye’yi toplumsal, siyasal, bürokratik, ekonomik ve demografik anlamda ağır şekilde tahrip eden politikalarının sonucunda 2023 seçimleri öncesinde ağır bir politik çıkmaza girmiştir. Bu süreç, seçimler yaklaştıkça Erdoğan için daha vahim hale gelmektedir. Seçimleri kazanmak için bir strateji oluşturma ihtiyacının farkında çünkü seçimler taktikle değil ancak strateji ile kazanılır. İşte bu noktada CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu yapmış olduğu bir açıklamayla Erdoğan’a muazzam destek oldu. AKP iktidarının bu stratejiyi kurmasına olanak sağlayan pası başörtüsüne yasal dayanak hazırlanması ile ilgili açıklamasıydı. Çözülmüş/geçmişte kalmış bir mesele tekrar Kılıçdaroğlu tarafından Erdoğan’a bir fırsat verecek şekilde canlandırıldı..."

Saray’a sormak istiyoruz. Sizin yerli ve milli anlayışınız nedir?

 

Saraya göre, “yerli ve milli” olan otomobil girişimi TOGG, geçtiğimiz günlerde halka tanıtıldı. Ve bildiğimiz üzere iktidarın sahipleri yirmi yıldır her seçim öncesinde “kendi uçağımızı yapıyoruz”, “yerli uçağımız göklerde” gibi seçime yönelik tozpembe masallarla Türk halkın gözlerinin içine baka baka alay etmektedir.

 

Sarayın yeni oyuncağı TOGG’un tasarımını İtalyanlar motorunu Almanlar, Bataryasını Çinliler, Şasisini İngilizler üretiyor ve entegrasyonunu yine Almanlar sağlıyorken Saray’a sormak istiyoruz. Sizin yerli ve milli anlayışınız nedir?

 

Akp’li yılların ilk Maliye Bakanı, “Satacağız satacağız. Her şeyi satacağız. Kâr edeni de satacağız, zarar edeni de satacağız. Devleti ekonomik faaliyetlerden kurtarıncaya kadar satacağız.” diyerek Cumhuriyetin tüm kazanımını ve birikimini ne var ne yoksa hepsini satmaya ant içtiklerini bizzat söylemişti. Geçen yirmi yılda yerli ve milli ne varsa satan Saray Rejimi ne oldu da “Yerli ve Milli” aşkına tutuldu? Sizler bugüne kadar yerli ve Milli üretim için gerekli olan hangi yeterliliği yerine getirdiniz?

 

İktidarınız boyunca İmam Hatip Liselerine yaptığınız yatırımın ne kadarını Teknik – Meslek liselerine yaptınız?

 

Teknik- Meslek Liselerinin niteliğini arttırmak için ne yaptınız?

 

Diyanet’e bol kepçeden bütçe ayırırken eğitime, bilime ve tekniğe ne kadar bütçe ayırdınız efendiler?

 

Bize masal okumayın!

 

Ne zamanki yüzde yüz yerli üretimle ülke ekonomisine katma değer sağlayan bir girişim görürüz o zaman emeği geçenleri gerçekten tebrik ederiz. İnsanlarımız ekonomik krizle boğuşurken hükümetin toplama parçalarla ürettiği otomobili Yerli ve Milli sosuyla seçim propagandası olarak  pazarlamasına hizmet etmeyeceğiz. Ve bu partiler üstü bir girişimdir diyerek alkış tutma sırasına girenleri de hayretle izliyoruz.

Devlet Planlama Teşkilatını tekrar kuracağız

Zafer Partisi’nin önceliklerinden biri de Planlı ve Sürdürebilir Kalkınmadır. Biz, Devlet Planlama Teşkilatını tekrar kuracağız. Türkiye artık kaynaklarını doğru ve verimli kullanmak zorundadır.

 

Akp’nin Tüketim üzerine kurulu AVM ekonomisi modelini derhal terk edeceğiz. Zafer Partisi iktidarında Türkiye, AVM’ler değil fabrikalar,  laboratuvarlar, ileri teknoloji merkezleri inşa edeceğiz.

 

Türkiye 21. Yüzyılı yakalamak zorundadır. Türkiye’nin 4. Sanayi Devrimini kaçırmaması için gerekli olan eğitim ve üretim süreçlerinin planlamasını yaptık. Gerekli teknolojik altyapıyı tamamlayarak “Silikon Vadisi” benzeri Tekno-Kentleri kurmak için gün sayıyoruz.

 

Tekno-Kentlerin kurulum sürecinden, yerli girişimlerin planlama/geliştirme/üretim süreçleri üzerinde siyasi baskı oluşturmayacak, girişimlerin siyasi propaganda malzemesi yapılmasına asla izin vermeyeceğiz.

 

Türkiye Haziran 2023 seçimlerinin ertesinde çarkları işleyen fabrikaların kurulacağı bir güne merhaba diyecek.

 

Zafer Partisi olarak, Atatürk Devrimlerinin izinde daima üreten, bacaları tüten Türkiye’yi inşa etmeye hazırız.

 

Bugün yaklaşık 700 bin öğretmen iş bırakma eylemi gerçekleştirecek.

Öğretmenlerin yıllardır dile getirdikleri sorunlara karşı hükümetin çıkarmış olduğu meslek kanunu ekonomik sorunlara çözüm üretmediği gibi eşit işe eşit ücret ilkesini ortadan kaldırmış, öğretmenler arasındaki ayrımcılığı ve eşitsizliği derinleştirmiştir.

 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.” Dediği öğretmenlerimizin layık olduğu yaşam şartları bu değildir.

 

Zafer Partisi olarak öğretmenlerimizin ekonomik taleplerini dikkate alacağız ve insan onuruna ve öğretmenlik mesleğine yaraşır bir yaşam sürdürebilmelerini sağlayacağız. Demokratik ve özlük haklarını güvenceye alan, eşitsizliği ortadan kaldıran yeni bir meslek kanunu hazırlayacağız. Kamuda mülakat uygulamasına son vereceğiz. Öğrencilerin en temel hakkı olan eğitim barınma ve beslenme haklarını sosyal devlet anlayışıyla güvence altına alacağız ve kamusal eğitimi sağlayacağız.

 

Kemal Kılıçdaroğlu’na, başörtüsünün yasal çerçevesi konusundaki aklı da Gelecek Partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu vermiş.

Erdoğan 2002’den 2022’ye kadar süren ve Türkiye’yi toplumsal, siyasal, bürokratik, ekonomik ve demografik anlamda ağır şekilde tahrip eden politikalarının sonucunda 2023 seçimleri öncesinde ağır bir politik çıkmaza girmiştir.

 

Bu süreç, seçimler yaklaştıkça Erdoğan için daha vahim hale gelmektedir. Seçimleri kazanmak için bir strateji oluşturma ihtiyacının farkında çünkü seçimler taktikle değil ancak strateji ile kazanılır. İşte bu noktada CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu yapmış olduğu bir açıklamayla Erdoğan’a muazzam destek oldu. AKP iktidarının bu stratejiyi kurmasına olanak sağlayan pası başörtüsüne yasal dayanak hazırlanması ile ilgili açıklamasıydı. Çözülmüş/geçmişte kalmış bir mesele tekrar Kılıçdaroğlu tarafından Erdoğan’a bir fırsat verecek şekilde canlandırıldı. Şimdi, Erdoğan bir anayasa değişikliği ile sadece başörtüsünü legalleştirmek değil, Aile kurumunu güçlendirmek adına, ki aile kurumu zaten anayasamızın korunması altındadır ve toplumun temel çekirdeği olarak korunmalıdır. Bu konuda hiçbir endişeye veya tartışmaya mahal yoktur. Otoriter ve dini referanslara dayalı bir düzenleme ile laik sistemin altını daha da etkili bir şekilde oymaya hazırlanmaktadır. Bunu bir referandum meselesi yapacak ve böylece seçimlerden önce halkın %50-60 civarında bir bölümünün desteğini alacak bir retorikle bu referandumu geçirecek. Böylece daha 2023 seçimlerine gelmeden seçim kazanmış yani referandumu kazanmış olmanın psikolojik üstünlüğüyle seçimlere gidecektir. İşte Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan’a vermiş olduğu pas budur. Kılıçdaroğlu bir yandan Erdoğan karşısında en şanslı aday olan Mansur Yavaş’ın adaylığını engellerken öte yandan Erdoğan’ın strateji oluşturmasına izin ve imkan veren açıklamalar yaparak Erdoğan’dan sonra en iyi AKP’li olduğunu bir kez daha göstermiştir.

 

Eğer tarafımıza gelen bilgiler doğruysa, Kemal Kılıçdaroğlu’na, başörtüsünün yasal çerçevesi konusundaki aklı da Gelecek Partisi genel başkanı Ahmet Davutoğlu vermiş. Bunun doğruluğunu teyit edemedik ancak Ahmet Davutoğlu kalkıp, “evet, ben söyledim.”  Ya da “ben söylemedim.” diyebilir. Her hâlükârda bizim görevimiz bunu kamuoyuyla paylaşmaktır.

 

Çocuklar okula aç gidiyor

Zafer Partisi olarak, kış ayları yaklaşırken küçük yavrularımızın sabah erken saatlerde okula gitmemesi için kış saati uygulamasına derhal geçilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

 

Çocuklar gündüz karanlıkta daha henüz uykularını alamadan okula gidiyor. Yine öğretmenlerden gelen ikazlar bunu gösteriyor ki birçok küçük yavrumuz okula aç gitmek zorunda kalıyorlar. Açlıktan karınları ağrıyor, açlıktan başları ağrıyor. Vicdanlı bir hükümetin dert edinmesi gereken şey başörtü meselesine çerçeve bulmak değil minik çocukların karnını doyurmak olmalıydı. Ama Saray’da ejder meyvesi yiyen ve kokteylini içen AKP seçkinleri ve talancı oligarşinin böyle bir derdinin olmadığı Zenginin gittikçe daha da zenginleştiği orta sınıfın enflasyon altında her geçen gün birazcık daha ezildiği elindekindeki avcundakini kaybettiği ve işsiz güçsüz geliri çok düşük olan insanlarımızın kıtlık seviyesine hızla yaklaştığı bir Türkiye manzarasıyla karşı karşıyayız.

 

“Bu yüzükten başka servetim yok bir gün Erdoğan zengin olmuşsa bilin ki hırsızlık yapmıştır” diyenler 20 yıldır iktidar sarhoşluğu içerisinde sokağın gerçeklerinden hızla uzaklaşmıştır.

 

Zafer Partisi olarak insanımızı hızla hak ettiği refah seviyesine ulaştırmak için tüm atılımları gerçekleştireceğiz. Bizim milli bilincimiz var, bizim vicdanımız var. Zafer Partisi Türk Milletinin ve Cumhuriyetin Zaferi olacaktır.