99. Eseri Yayımlandığında Yazarlık Kariyerine Son Verecek!

Yazar Türker Kurugül söylemlerinde yaşadığı toplumun değerlerini ön planda tutuyor.  Kimi zaman üç duvar arasında uyguladığı tiyatro tekniği ile farklı zamanları aynı sahnede seyirciye sunan, kimi zaman tarihin bireylere buladığı çamuru, onların kalplerindeki aşk ile temize çıkartıp, edebiyat dünyasına öğretisi ile hizmet vererek Türk Tiyatrosu’nun ve Türk edebiyatının gerekli değeri görmesini amaçlamaktadır.

Aşkbudam Felsefesi, 99 eser ile oluşturulan ve her birinden tiyatro oyunu, makale ve roman çıkartılan bir aşkbudam çatısıdır.

Aşkbudam; kısaca bir kavram, bir yazım felsefesidir. (metin sonunda detaylıca açıklanmıştır. ) Aşk ve dam kelimelerini birbirine kenetliyor ve aşkın anlatım yolunu ortaya çıkarıyor. Yani Aşkbudam, bireyin benliğinden kaçarak hiçliğinde var olmasıyla aşk çatısı altında her anlamda sevgi ile yoğrulmasıdır.

99 eserden bir tanesi olan Baltacı Mehmet ve Katerina hikayesi, müzikal olarak 120 kişilik bir ekip ile tiyatro sahnesinde yerini almıştır. Dönemin Osmanlı İmparatorluğunu ve Baltacı ile Katerina arasında yaşananları iftiradan arındırıp gerçekleri ile gün yüzüne çıkartan bu eser, tarihin Baltacı Mehmet'e bir özür borçlu olduğunu göstermiştir. Avrupa bugüngü sınırlarını Baltacı Mehmet’e borçludur.  Baltacı Mehmet ve Katerina yalnızca tarihi bir eser olmamakla beraber Aşkbudam felsefesi ile yoğrularak ortaya çıkmıştır. Bu eser Aşkbudam'ın 99 parçasından sadece bir tanesidir. Yazar Türker Kurugül Aşkbudam felsefesine uymayan hiç kimseyi ve hiçbir olayı kalemine konuk etmemektedir. Baltacıdan sonraki 98 eserin tamamı yazılmış her biri kendi zamanı geldiğinde sahneye çıkacaktır.

 

TÜRKER KURUGÜL KİMDİR?

“Aşağıda yazılanlar işin sadece temeli. Bunların hepsini, birileri veya herkes yapmış olabilir. Abartılacak bir yanı yok.

 

Hayat işte…”

 

Türker KURUGÜL, 1972 yılında İzmir’de doğdu. İlkokulu İstanbul, orta ve liseyi, İzmir’de tamamladı. Sosyal Bilimler ve İşletme Fakülte’lerini bitirdi. Dram sanatı hakkında dersler aldı. Türker KURUGÜL, TSK mensubu olarak; Aydın-Davutlar, Siirt, Şırnak, Niğde-Ulukışla, Gaziantep, Kars-Selim, Çorum-Osmancık, Tunceli ve Bursa da görev yapmıştır.

 Atletizmin kendisinde bıraktığı tutkuyu hiç kaybetmedi… Halen; tiyatro ve senaryolar üzerinde çalışmaktadır.

 

Yazımlarından Örnekler;

 

Aşkbudam

Uzağa Atılan Hayaller

Pierra Loti & Ay Işığı

Baltacı Mehmet ve Katerina

Benimde Babam Var

Milli Mücadele & Ali Adnan

Kimliksizler Dizi Senaryosu

Bekleyiş Kısa Film Senaryosu

Kalbin Düştüğü Yer Film Senaryosu

Osmanlının Avrupası Film Senaryosu

 

(1991-2015 yılları içerisinde TSK personeli olarak görev yaptığı üzere dizi ve senaryo çalışmalarında ismi geçmemektedir.)

Hâlen; Kurugül Gup Şirketinde çalışmakta ve senaryo çalışmaları yapmaktadır.

 

AŞKBUDAM NEDİR?

Eğer bir tarz yaratacaksak bu başkalarından esinlenerek ortaya atılan bir usul değil de tamamıyla Türker Kurugül'e ait olmalı. Aşkbudam yazıları durum adını verdiğimiz Çehov tarzı hikâyelere benziyor. Fakat ondan ayrılan kısımları da fazlasıyla mevcut. Aşkbudam bir kavram, bu sıfatı aşk ve dam kelimelerini birbirine kenetliyor ve aşkın anlatım yolunu ortaya çıkarıyor.

Aşkbudam şekil: Aşkbudam felsefesinin morfemindeki(biçimindeki) Aşk ve dam sözcükleri arasına giren bu sıfatının görevi iki kelimeyi hem anlam hem de şekil açısıyla birbirine kenetlemektir. Fonetik (ses bilimi) açısından bakıldığında, Türkçe karakter yapısına uygunluk gösteren Aşkbudam, bahsedilen sıfatın yardımıyla birleşik bir kelime oluşturmuştur. Oluşturulan bu birleşik kelime anlam itibari ile Aşk bu damın altındadır cümlesini ifade eder. Dolayısıyla Aşkbudam kavramı biçim ve anlam bakımından Türkçeye duru ve anlaşılır bir şekilde hizmet etmektedir.( Not: Aşk Arapça kökenli bir sözcüktür, dilimizdeki karşılığı ''sevi'' kelimesidir; ancak yabancı kökenli olması onun dilimize yerleşip Türkçe Olarak kabul görmesine engel olamamıştır.)

 

Aşkbudam üslup: Aşkbudam'daki denemelerin ve Aşkbudam çatısı altında yazılmış tiyatro oyunlarının anlatım tarzına bakıldığında yazar Türker Kurugül'ün üsluba yeni bir soluk kazandırdığını görürüz. Bilindiği gibi hikâyecilikte iki önemli tarz vardır. Bunlardan ilki olay(Maupassant) tarzı hikaye, diğeri ise kesit( durum,Çehov) tarzı hikayedir.Yazarın üslubunda her iki hikayecilik örneğinden esintiler mevcuttur.Hikaye kahramanları hayatın herhangi bir karesini yaşarlarken,birden kendilerini bir olayın içinde bulabilirler.Kurmaca doğrultusunda oluşturulan öykülerde kesit ve olay hikayeleri kurgularının sentezini görmek mevcuttur.

 Aşkbudam'ın tüm eserleri dil bakımından incelendiğinde, metinlerde yabancı kelimelere gerekmedikçe yer verilmediğini; Türkçemizin arı, anlaşılır ve akıcı kullanıldığını görürüz. Bu durum yazarın Türk diline vermiş olduğu önemi ve duyduğu hassasiyeti ortaya koyar.

 Şekil, dil ve eserlerin içeriği ve yazarın üslubu tarzı oluşturur. Yukarıda yapılan incelemeler Aşkbudam tarzını oluşturmaktadır.

 Daha fazlasını da oluşturabiliriz fakat başlıklar altında incelediğimizde tarz bu şekilde ortaya çıkıyor. Biçim ve içerik olarak metinler bu şekilde inceleniyor edebiyatta ve yazarın edebi kişiliğini bu unsurlar oluşturuyor. Buna yeni deyişle tarz deniyor.